I. Alaaddin Keykubad (?-1237)

Alaaddin Keykubad, Anadolu Selçuklu hükümdarı Gıyas Al-Din Kayhusrav’in oğlu, İzz Al-Din Kaykavus’un kardeşi Selçuklu Devleti’nin 12. ve şüphesiz en kudretli sultanı.

Alaaddin Keykubad’ın doğum yılı kesin olarak bilinmemekle beraber bazı araştırmacılar 1190 ya da 1192 yılında doğduğunu düşünmektedir. Tokat melik olarak atandıktan sonra neredeyse tüm melikler gibi o da çok iyi bir eğitim aldı. Babası ölünce kardeşi Kaykavus ile taht mücadelesine girişti. Ancak bu mücadeleden yenik ayrıldı. Yenilgiden sonra Minşar kalesinde tutsaklığı başladı.

Kardeşi Kaykavus’un 1220’de ölümünün akabinde tahtın tek varisi olarak kaldı. Kimi kaynaklarda rivayet edildiği üzere kardeşi Kaykavus onu halefi ilan etmiştir. Yaşanan bu gelişmelerin ardından devlet erkânı her ne kadar endişe duysalar da onu tahta çıkarmakta zorunda kaldılar. Zira  bu endişenin nedeni  ise yine aynı kişilerin onu daha önce hapse yollamaları idi. Dolayısıyla intikam almasından korkmaktaydılar. Ona saltanatı müjdeleyen yıllar önce bizzat onu hapse atan Ay Aba oldu. Bu durum şüphesiz Ay Aba’nın kendini emniyete alma isteğinin bir tezahürüydü. Nihayetinde Alaaddin Keykubad tahta oturdu.

Alaaddin Keykubad Tahta Geçiyor

Alaaddin Keykubad tahta oturunca tıpkı kardeşi gibi ticari fetihler planladı ve bunları uygulamaya koydu. Bunlardan ilki Kalonoros idi. Ticari bakımdan mühim bir mevkiden bulunan bu şehri almaya muvaffak oldu. Bundan sonra şehre kendi isminden ötürü Ala’iya denilmeye başlandı. Ala’iya’nın fethinden sonra bu sefer Kırımda bulunan Suğdak liman şehrini ele geçirmeyi başardı. Bu iki fetih devlete ticari alanda oldukça fayda sağlayacaktır. Gerçekten de onun döneminde ticaret alanında büyük gelişmeler meydana geldi. Sinop, Antalya gibi yerlerin yanı sıra Sivas, Kayseri gibi Anadolu şehirleri de ticarette parlamaya başladı. Kayseri’deki meşhur Yabanlu Pazarı’nın kökeni bu dönemdir.

Bunlardan başka Sultan Kaykubad Anadolu’ya muhtemel bir Moğol saldırısına karşı ülkedeki kale surlarını, asker sayısı ve teçhizatını güçlendirdiğini görülmekte. Ayrıca kendi otoritesine karşı gelen bazı emirleri bir hile ile öldürtmüştür bunların arasında Ay-aba ‘da bulunmakta. Bu durum onun otoritesini artırmasına ve devletin gelişimine büyük oranda katkı sağlamıştır. Ancak onun bu muvaffak faaliyetleri Harzemşahlar ile giriştiği savaşta son buldu. Her ne kadar bu savaşı kazanmış olsa da Moğollara karşı bir emniyet sibobu görevini gören Harzemşahları ortadan kaldırmakla Moğollara büyük kolaylık sağladı.Moğollar bir saldırıyla Anadolu içlerine girdiler. Elimizde bulunan kaynaklardan anlaşıldığı kadarıyla bu saldırının istila amacı değil de yağma hedefiyle gerçekleştirildiğini göstermektedir. Sultan Keykubad onların üzerlerine gittiyse de yetişemedi. Bundan sonra Gürcülerle ve Eyyübiler ile çarpışmalar yaşandı.

17 yıllık saltanatı botunca önemli işlere el atan I. Alaaddin Keykubad 1237’de Kayseri’de verdiği bir ziyafette zehirlenerek öldürüldü.


Kaynakça

Turan, Osman, Selçuklu Tarihi Araştırmaları, TTK Yayınları, Ankara, 2014.