Çin Uygarlığı

Modern öncesi dönemde uygarlıkların hiçbiri Çin’den daha ileri görünmüyor ve kendisini ondan daha üstün hissetmiyordu. 15.yüzyılda Avrupa’nın 50-55 milyonluk nüfusuna karşı Çin’de 100-130 milyonluk nüfus vardı. Bunun yanında mükemmel bir kanal sistemi ve buna bağlı olarak bereketli topraklar mevcuttu.

Çin uygarlığını en çarpıcı yanı teknoloji alanındaki gelişmelerdi. İleri matbaacılık Kâğıt para ve kütüphanelerin önünü açmıştır. Çin kentleri Avrupa kentlerinden daha büyüktü 11. yüzyılda muazzam bir demir sanayi vardı. Öyle ki 700 yıl sonra Sanayi Devrimi‘ni gerçekleştirmiş İngiltere bile 11.yüzyıldaki Çin’in demir üretimini geçemedi.

Gerçek barutu ilk bulanlar muhtemelen Çinlilerdi. 14, yüzyılda Moğol hükümdarını devirmek için top kulandılar.

Avrupa’ya göre çok erken dönemde gemicilik ve denizcilik alanında ilerlemeler katlettiler. Mıknatıslı pusula bir başka Çin buluşuydu. On binlerde gemiden oluşan filolarla uzun mesafeli yollar almışlardır. Hata bir sefer bu gemilerde Çin İmparatorunu eğlendirmek için Afrika’dan zürafa dahi getirilmiştir. Çinlilerin dikkat çeken tarafı ise gittikleri yerde hiçbir zaman Avrupalılar gibi yağma yapıp adam öldürmemeleridir.

Tüm bu imkanlara rağmen Çin tüm dünyaya arkasını dönmeye karar vermişti. İlk önce açık denizlerde gemicilik faaliyetleri yasaklandı ve bunu benzer yasaklar takip etti. Savaş gemileri kazığa çekildi ve çürümeye bırakıldı. Bundaki asıl sebep Konfüçyüsçü bürokrasinin tutuculuğundan başka bir şey değildi.

Devletin üst kademelerinde yer alanlar denizaşırı genişlemeye ve ticarete dayalı daha parlak bir gelecek yaratmanın değil geçmişi korumanın ve yeniden yakalamanın peşindeydiler.

Tutucu rejim bilimsel eserleri sınırlandırdı, demir fabrikalarını kapattı, kâğıt para kullanımına son verdi, denizaşırı ticaret ve balıkçılık yasaklandı. 16 yüzyılın başlarında Çin’i ziyaret eden ilk Avrupalı gemiciler ülkenin büyüklüğünden, nüfusunda, zenginliklerinden etkilenmişlerse de geldikleri yerin kendi içine dönmüş bir ülke olduğunu fark etmişlerdi.

Kaynak

Büyük Güçlerin Yükseliş ve Çöküşleri-Paul Kennedy