Lozan Antlaşması

Lozan Antlaşması

Milli Mücadele sonunda Sevr Anlaşmasının uygulanamayacağını kabul etmek zorunda kalan işgalci devletler yeni durum üzerine anlaşma yapmak için masaya oturdu. 20 Kasım 1922’de başlaya konferansta, Türk heyetine İsmet Paşa başkanlık etti. İlk etapta tarafların anlaşmaya varamaması üzerine görüşmeler sonlandırıldı. Tekrar 23 Nisan 1923’te başlayan görüşmelerde 143 madde ve 14 ayrı sözleşmeden oluşan Lozan Anlaşması imzalandı. Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuki temelleri oluşturan ve uluslararası hukukta geçerliliği günümüzde de devam eden bu anlaşmaya göre:

Lozan Antlaşması’nda Boğazların Statüsü

Bu sorun Osmanlı Devleti’nin zayıflamasıyla ortaya çıkmıştır. 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi ile boğazlar uluslararası statü kazandı. Lozan ile birlikte İtilaf devlerinin işgali tamamiyle kalkacak ve boğazlar Milletler Cemiyeti’nin denetiminde, başkanlığını Türkiye’nin yapacağı uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecekti. Boğazlardaki Türk egemenliği 1936’da imzalanan Montrö Boğazlar sözleşmesiyle kesinleşmiştir.

Ekonomik ve Mali Hükümler

Kapitülasyonlar bütün sonuçlarıyla kaldırıldı. Yunanistan’dan istenen tamirat bedeli karşılığında Karaağaç Türkiye’ye verildi. Osmanlı’nın borcu Türkiye ve Osmanlı’dan ayrılan diğer devletlerarasında paylatılırdı. Türkiye’nin payına düşen borç taksitlendirildi.

Azınlıkların Statüsü

Yeni Türk Devleti’nin sınırları içinde yaşayan yabancı uyrukluların Türk vatandaşı oldukları kabul edilmiş. Bundan dolayı azınlıklara ayrıcalık konulmamıştır. Türkiye’de yaşayan Rumlar ile Yunanistan’da yaşayan Türkler karşılıklı olarak değiştirilmesi kararlaştırılmış. Fakat, İstanbul’da yaşayan Rumlar ile Batı Trakya’da yaşayan Türkler dahil edilmemiştir. İstanbul’da bulunan Ortodoks, Fener Rum Patrikhanesi 19.yy. ile birlikte sürdürdüğü yıkıcı faaliyetlerin önüne geçilmek için önlemler alınmıştır.

Sınırlar

Trakya Sınırı, Batı sınırları Misak-i Milliye bağlı olarak çizildi. Mudanya anlaşmasında kabul edildiği gibi Meriç Nehri iki ülke arasında sınır kabul edildi. İmroz, Bozcaada ve Tavşan adaları dışındaki Ege adaları Yunanistan’a bırakıldı. Ayrıca Mısır ve Kıbrıs’ın İngiliz yönetimine geçtiği kabul edildi.

Suriye Sınırı, 20 Ekim 1921’de imzalanan Ankara Antlaşması’ndaki sınırlar aynen kabul edildi.

Irak Sınırı (Musul Sorunu), Bu sorun Lozan görüşmelerinde çözülemedi, buradan çıkan karar göre Türk-İngiliz ikili görüşmelerinde çözümlenmesi kararlaştırıldı. Bu sorunu daha sonra Milletler Cemiyetine götrülmüş oradan İngilizlerin lehine bir karar çıkmıştır.

Lozan Antlaşması önceki yıllarda imzalanan anlaşmalar dikkate alındığında Türk diplomasisi açısından tarihi bir başarıdır. Bu antlaşma ile Şark Meselesi yeni bir boyut kazanmıştır.