Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kaynakları Ders Notları

Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kaynakları

Arşiv sözcüğü eski Yunanca arkheion Latince’de archivum kelimelerinden gelen resmi daire belediye sarayı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla bu terim belli bir yönetim dairesine ait işleri bitmiş resmi evrakın düzenli bir şekilde bir araya toplanması ve bu yazılı belgelerin saklanıp korunduğu mekan anlamında kullanılır. Birçok dilde arşiv olarak kullanılan bu terim Türkçeye de arşiv olarak geçmiştir.

1962 yılında Madrid’de toplanan yedinci uluslararası arşiv yuvarlak masa konferansında katılan ülkelerce benimsenen ortak tarife göre ise arşiv kurumların, gerçek ve tüzel kişilerin hizmetleri ve işlemleri sonucu meydana gelen dokümantasyonun bir maksatla saklandığı kurumdur.

Arşivler bir milletin tarihi ve kültürel mirasıdır ve tarih, sosyoloji ve antropoloji bilim dalları için kaynak oluşturur.

 

Arşivin Görev ve Fonksiyonları

  • Arşiv malzemesini tespit etmek ve ayırmak
  • Arşiv malzemesini kayba uğramaktan korumak
  • Arşiv malzemesini gerekli şartlarda saklamak
  • Arşiv malzemesini yararlanılmaya sunmak
  • Arşiv malzemesini yeniden teşekkülü safhasında bunu kontrol altına almak

 

Arşivlerin geçmiş ve günümüz açısından bağlantı kurmak gibi hayati bir görevi vardır. Tereddütsüz devlet varlığının hafızası sayılmaktadır.

Yazının icadıyla birlikte toplum hayatı için gerekli belgelerin saklanmaya başlaması devlet arşivleri ya da aile arşivlerinin kurulmasını gerektirmiştir.

Türk devletleri devlet işlerine ait vesikaların tamamını titizlikle muhafaza ettikleri bilinmektedir. Anadolu Selçukluları ve Osmanlılar da bu anlayışa sahiptiler. Bugün Türkiye’nin zengin bir arşiv koleksiyonuna sahip olması Osmanlı Devlet mirasından kaynaklanmaktadır.

Osmanlı Devleti 18. Yüzyıla kadar arşiv belgelerini titizlikle korumuş bu tarihten sonra ihmal yüzünden tahrip edilmiştir. 19. yüzyılda arşiv alanında büyük  gelişmelere sahne olmuştur.

Başbakanlık Arşivi

 

Başbakanlığın ana hizmet birimlerinden olan Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Ankara’dadır. Hizmet birimlerinden Cumhuriyet Arşivi ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı Ankara’da Osmanlı Arşivi ise İstanbul’dadır.

Osmanlı Arşivi

 

İstanbul’da bulunan BOA Osmanlı’nın ana arşivine sahiptir. Osmanlı’da ilk arşiv ve tasnif çalışmaları Mustafa Reşit Paşa sadarete gelişiyle Hazine-i Evrak’ın kurulması 12 Mayıs 1849 Nizamnamesiyle kurulan geçici komisyon nelerin tasnif edileceği ve çalışacak elemanların vasıflarını tespit etmişti. Hazine-i Evrak kuruluşundan itibaren arşiv çalışmalarını üç safhaya ayırmıştır. Hazine-i Evrak’ın kuruluşundan I. Meşrutiyetin ilanına kadar olan dönem, İ. Meşrutiyetin ilanından II. Meşrutiyeti ilanı ve Sonrasından cumhuriyet döneminde yapılan tasnif.

 

 

Devlet Arşivler Genel Müdürlüğü Cumhuriyet Arşivi Daire Başkanlığı

1976 yılı Ekim ayında Başbakanlık Merkez Teşkilatına bağlı olarak 1984 yılına kadar çalışmalarını sürdüren Cumhuriyet Arşivi Daire Başkanlığı 10 Ekim 1984 tarih ve sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun gereğince yeniden teşkil edilen Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nün bir hizmet birimi haline getirilmiştir. Milli Mücadele dönemi Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuşunu ve ilerlemesini gösteren tarihi, idari, siyasi, hukuki, ilmi ve çeşitli konulardaki malzemelerden meydana gelen ve cumhuriyet dönemi arşiv malzemesinin büyük bir kısmını oluşturan belgeler, devlet arşivleri genel müdürlüğü çatısı altına alınması bunları ilmi esaslara göre tasnif edilip istifadeye sunulması bu çalışmalar neticesinde gerçekleşmiştir. Cumhuriyet Arşivi Daire Başkanlığı kamu kurum ve kuruluşlarının arşivlerin devrederek bunların tasnif edip depolamaktadır. Kullanıma sunulabilmesi ise kanun gereği üzerinden 50 yıl geçmiş olmalıdır. MEB Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu, Diyanet işleri Başkanlığı, Maliye ve Gümrük Bakanlığı gibi 34 devlet kuruluşu evrakını buraya devretmiştir.

 

Öte yandan TBMM arşiv malzemelerinin bir kısmı da TBMM’dedir. Cumhuriyetin ilk yıllarına ve tek parti dönemine ait olan CHP arşivi olarak bilinen fakat gerçekte bakanlıkların hükümetin ve TBMM’nin olan bir kısmı arşiv malzemesi ıs- Kültür Bakanlığı anıtlar ve müzeler genel Müdürlüğü’nün Ankara’daki Cumhuriyet Müzesinin bodrum katında bulunmaktadır.

Cumhuriyet Arşivi ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı Kütüphanesinde bulunan kitap, rapor tez, yönetmelik, genelge gibi dokümanlara ait bibliyografi bilgilerinin kayıt edildiği 17.000 adet kaynak bulunmaktadır. Ayrıca burada 850 adet süreli yayın olup bunlardan 300 tanesi arşive devamlı olarak gelmektedir. Arşivin kütüphanesinde düsturlar, tutanaklar, kanunlar dergisi bütçe kanunları, TBMM dergisi eksik sayıda olmakla birlikte mevcuttur. Parlamenter, Milli kültür Tebliğler dergisi, Türk Yurdu, Türk Kültürü Araştırmaları, TBMM dergisi, Yabancı dergiler ve Belleten.

 

Cumhurbaşkanlığı Arşivi

Atatürk 12 Ocak 1935 yılında çıkarılan kararname ile Türk Devlet Arşivi’nin kurulmasını emretmiştir. Ancak Atatürk’ün bu direktifi 1954’te Celal Bayar’ın Cumhurbaşkanlığında gerçekleştirilebilmiştir. Ne yazık ki gereken itina seksenli yıllara kadar gösterilememiştir.

Cumhurbaşkanlığı Arşivi’ndeki en eski belge 1908 tarihlidir. Arşivde bir buçuk milyon civarında belge olmakla birlikte özel evrak mevcut değildir. Bunun sebebi bu belgelerin 3473 sayılı kanun dışında olmalarıdır. Bu arşivdeki belgeler Cumhurbaşkanlığı köşkü bünyesindeki yazışmalar ve diğer devletlerle olan münasebetlere ait belgeler şeklinde iki şekilde tasvir edilmektedir. Arşiv 1699 yılında düzenleme çalışmalarının yapılması belgelerin zarar görmesini önlemek için araştırmalara kapatılmıştır.

 

ATASE (Askeri Tarih Stratejik Etüt Dairesi Başkanlığı ) Arşivi 

İhtiva ettiği zengin belgeleriyle yakınçağ harp tarihi, askeri tarih ve genel tarih alanında çalışan Türk ve yabancı araştırmacılarının vazgeçemeyeceği arşivlerden biridir ve en gelişmişidir.  Bugün Genelkurmay ATASE başkanlığı arşivinin temelini oluşturan Tarihi Harp Şubesi 29 Mart 1916’da İstanbul’da kurulmuştur. Bu yeni arşiv şubesinin faaliyete geçirilmesiyle yazılacak askeri tarihleri gerçek belgelere dayandırılması amaç edinmiştir. Harp Tarihi Şubesi savaş sırasında harp ceride dosyalarını tutmakla görevli birimlere emir vererek o güne kadar yazılmış belgelerin en kısa zamanda Mart 1916’dan itibaren oluşacak belgelerin ise her 3 ayda bir Tarihi Harp Şubesi’ne gönderilmesini istemiştir. Bu arşivin temeli böyle atılmıştır. Böylece I. Dünya Harbi öncesine ait savaş belgelerinin bir çatı altına toplanması da sağlanmıştır. Harp Tarihi Şubesi 1967 yılında Harp Tarihi Başkanlığı 1978 yılında ise ATASE Başkanlığı adını almıştır. Arşivin Teşkilatındaki değişikliklere paralel olarak (Tarihi Askeri Encümeni, Erkan-ı Harbiye Umumiye Encümeni, Harp Dairesi) yapılan çalışmalar neticesinde Genelkurmay ATASE Başkanlığında yaklaşık 8 milyon belge toplanmıştır. Arşivdeki en eski tarihli belgeler 1853-1856 Osmanlı-Rus Harbine aittir. Belgeler Harekat, Muharebe, İstihbarat ve Lojistik destek konularını ihtiva etmektedir. Burası genel koleksiyon başlıkları altında dosya usulü tasnife tabi tutulmuştur. Genel koleksiyon başlıkları şunlardır.

  1. Osmanlı-Rus Harbi (Kırım Harbi(1856)
  2. Osmanlı-Sırp-Karadağ Harbi (1875-1877)
  3. Osmanlı-Rus Harbi 1877-1878 (93 Harbi)
  4. Osmanlı-Yunan Harbi 1897
  5. Osmanlı-İtalyan Harbi 1911-1912
  6. Osmanlı devri iç ayaklanmaları 1896-1914
  7. Balkan Harbi 1912-1913
  8. Dünya Harbi 1914-1918
  9. İstiklal Harbi 1919-1922
  10. Cumhuriyet Devri iç ayaklanmaları 1923-1938
  11. Kore Harbi 1950-1953
  12. Kıbrıs Barış Harekatı 1974
  13. Atatürk Koleksiyonu
  14. Barış Faaliyetleri
  15. Körfez Savaşı 1991
  16. Haritalar, Albümler

Görüldüğü gibi Arşivdeki belgeler sadece Osmanlı dönemi ile ilgili harp tarihi belgeleri olamayıp aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti döneminide kapsamaktadır. Arşivde bulunan belge, harita ve paftaların yaklaşık 4\3’ü Osmanlı Türkçesi geri kalanlarıysa diğer dillerdedir.

 

TBMM Arşiv ve Kütüphanesi

TBMM Arşivi

Bu arşiv bir yasama arşivi olup bir kurum arşivi özelliğine sahiptir. TBMM kuruluşundan günümüze kadar çıkarılan kanunları içerir. TBMM arşivi 1920’den günümüze kadar genel kurulda yapılan her türlü toplantının tutanakları vardır. Bunlar; Tutanak Dergisi (Zabıt Ceridesi) adı altında toplanmıştır. Arşiv Osmanlı Meclis-ı Mebusan’dan intikal ettiği şekliyle nümerik, alfabetik ve kronolojik olarak düzenlenmiştir. Harf inkılabına kadar olan belgeler Osmanlı Türkçesiyle yazılmıştır. TBMM arşivinde videobant yoktur. Ayrıca TBMM arşivinde kapalı oturum tutanakları, İstiklal madalyası, defterleri arşiv kurulunca arşiv malzemesi olarak değerlendirilen evrak TBMM başkanlığı, özel Kalem Müdürlüğünün dosya ve evrakı TBMM başkanlık Divan kararıyla Genel sekreterliğin dosya ve evrakları Meclisi mebussan ve meclisi Ayan üyeleriyle yasama meclisi üyelerinin özlük dosyaları yer almaktadır. TBMM’nin yasama, yürütme ve yargı yetkilerini üzerine topladığı dönemler 1920-1925 yılları arasında faaliyet gösteren İstiklal Mahkemeleri hakkında bilgileri ihtiva eden dosyalar oldukça önemlidir.

TBMM Kütüphanesi

Kütüphanenin tarihi  eskilere dayanır. Kütüphane II. Meşrutiyet dönemi (1908-1920) Ayanı mebussan meclislerinden intikal eden Osmanlıca ve yabancı dilde yazılmış 5 bin cilde yakın kitap dergi ve tutanak mevcuttur. TBMM kütüphanesinin kurulmasının amacı üyelerine yerli ve yabacı yayınları en geniş çerçevede izleme olanağı sağlamak ve görevleri nedeniyle milletvekillerine mecliste duyacakları her türlü bilgi edinme ihtiyaçlarını anında karşılamaktadır. Bu özelliğinden dolayı TBMM Kütüphanesi yurdumuzun en zengin gazete, dergi ve kitap koleksiyonuna sahiptir. Bugüne kadar binin üzerindeki veri bilgisayara aktarılmak üzere hazır hale getirilmiştir. Ayrıca dergi okuma salonu ve süreli yayınlar kısmı da mevcuttur. TBMM Kütüphanesinde yasama, yürütme, yargı organlarının kabul ettikleri kanun, kararname, yönetmelik, karar ver ilgili diğer mevzuatın yer aldığı kaynaklar eksiksiz olarak bulunmaktadır.

 

Türk Tarih Kurumu Arşivi

TTKA 15 Nisan 1931’de faaliyetlerine başlamıştır. Bu arşivde Osmanlı Devleti’nin son dönemi ve Cumhuriyet Dönemi ile ilgili vesika mevcut. Arşivde bulunan vesikalar gerek satın alma gerekse de bağış yoluyla temin edilmiş olup adet olarak takriben 50.000 civarındadır. Arşivdeki belgeler Osmanlı’nın son dönemi, Kurtuluş Savaşı, Cumhuriyetin ilanından sonraki dönem Atatürk ile ilgili dönem olarak dört başlık altında tasnif edilmiştir. bunların içinde özellikle Atatürk ile ilgili vesikalar sayıca fazladır. TTK Arşivindeki belgelerin tamamı fişlenmiş durumdadır. Ayrıca 19.000 fotoğrafın bulunduğu civarında fotoğraf koleksiyonu mevcuttur. Bunun yanı sıra Atatürk Dönemi, Kurtuluş Savaşı, Türk İnkılabı ile ilgili kitaplarda saklanmaktadır. Ayrıca günlk gazeleteri de toplamışlardır.

Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Arşivi

Enstitü Ankara Üniversitesi Dil-Tarih Coğrafya Fakültesine bağlı olarak 15 Nisan 1942 tarihinde Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü adıyla kurulmuştur. Daha sonra Yüksen Öğrenim Kurumu Yüksel Lisans, Doktora programları uygulanan bir bilim haline dönüştürülerek Ankara Üniversitesi Rektörlüğüne bağlanmıştır. TİTE Arşivinde Milli Mücadele, Cumhuriyet Tarihi ile ilgili 90.000 civarında orijinal belge, fotoğraf, film ve pul koleksiyonu bulunmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti ile ilgili olarak 7.000 civarında eser mevcuttur. Milli Mücadele bölgeleri Anadolu ve İstanbul yanı sıra yerel Türk basının orijinal örneklerimde İrade-i Milliye, Tanin, Yenigün, Babalık vb. Oluşan zengin koleksiyon araştırmalara açıktır bundan başka TİTE Arşivi’nin bir de müze bölümü mevcuttur. Bu bölüm çeşitli kişi ve kurumları bağış yoluyla ulusak ve kişisel değerlerde eşyalardan oluşmaktadır.

Hilal-i Ahmer Arşivi

Milli Savunma Bakanlığı Arşivi

Dışişleri Bakanlığı Arşivi

İçişleri Bakanlığı Arşivi

Milli Eğitim Bakanlığı Arşivi

Nafia Vekaleti Arşivi

Emekli Sandığı Arşivi

 

 

 

************************************************************

Bundan sonraki konular final sınavı içindir.

*************************************************************

Takvim-i Vekayi

Türkiye’de ilk Türkçe gazetenin yayınlanmaya başlamasından bugüne 186 yıllık bir zaman geçmiştir. Bu süre zarfında kısa veya uzun ömürlü birçok gazete ve dergi yayınlanmıştır.  Bu yayın organları içinde, Takvim-i Vekayi’nin özel bir yeri vardır. Türkiye’de yayınlanan ilk Türkçe gazete olmasının yanında 90 yılı aşkın çıkan tek gazetedir. Diğer taraftan ayrıca doğrudan devletin resmi gazetesi olma özelliği taşır. Takvim-i Vekayi olayların takvimi yani olayların belli bir düzen içinde yayıldığı düzen anlamına gelir.

Bu gazete 1831 yılında II. Mahmut’un talimatlarıyla çıkartılmıştır. Bu dönem geniş çapta büyük değişikliklerin yapıldığı bir dönemdir. Bu yeniliklerin çoğu şekli olsa da yapılan yeniliklerin halka bildirilmesi gerektiğinden Takvim-i Vekayi’nin çıkartılması düşünülmüştür. Bunun yanısıra II. Mahmud İzmir’de yayımlanan Fransızca bir gazetenin Türk-İngiliz ve Türk-Rus siyasi münasebetleri üzerinde etkili olduğunu görmüş ve Rus-İngiliz elçilerinin bu mevzudaki alaka ve şikayetlerinden fikir ve ilham alarak devlet tarafından bir gazete yayımlanmasına lüzum ve fayda görmüştür. Takvim-i Vekayi vakaları günü gününe tespit ve neşretmenın yanında yabancı devlet müdahalesine ve cevap niteliğinde yazılarda yayınlanmıştır. Takvim-i Vekayi’nin Türkçeden başka Fransızca, Ermenice, Rusça ve Arapça nüshalarda çıkmıştır. Takvim-i Vekayi aralıklar vererek yayınını sürdürmüş ikinci meşrutiyetin ilanından sonra Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye’nin Ceride-i Resmiye’si olarak her gün yayımlanmıştır. Milli Mücadele döneminde Takvimi-i Vekayi İstanbul Hükümeti’nin resmi gazetesi olarak çıkmaya devam etmiş. 4 Kasım 1922’de son sayısını yayımlandıktan sonra yayım hayatı bitmiştir.

Ceride-i Resmiye

Takvim-i Vekayi’nin İstanbul’da yayına devam ederken TBMM’nin açılmasından sonra BMM hükümetinin Resmi Gazetesi olarak haftada bir yayınlanmak üzere Ceride-i Resmiye yayın hayatına 1920’de başlamıştır. BMM’nin resmi gazetesi olarak yayınlanan Ceride-i Resmiye Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Kasım 1923’teki 41. Sayısından itibaren Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi gazetesi olarak yayın hayatına devam etmiştir.

Resmi Gazete

1923 tarihinden itibaren resmi gazetenin yayın 1925 yılına kadar hasılalı olarak devam etmiş bu tarihten sonra özellikle 763. Sayısından itibaren Türkiye Cumhuriyeti Resmi Gazete adını almış ve o günden itibaren düzenli olarak yayınlanmıştır.

Düsturlar

Düstur kelimesinin aslı Farsça’dır el manasına gelen dest ile yapım eki olan ver ekinden oluşmaktadır. Buna göre dest-ver Farsça’da destur şeklinde okunurken kelime Arapçalaşarak bu dilde düstur şeklini almıştır. Türkçede her ikisi de kullanılmaktadır. Destur, izin, müsaade, ruhsat anlamında; düstur, kanunların bir arada topladığı kitap, kanun, nizam, örnek, numune anlamında kullanılagelmiştir. Temel kanun ve yasaların toplandığı kitap anlamına ihtiva etmesi sebebiyle yayımlanan kanun ve hukuki mevzuatı bir araya toplayan resmi yayınlar anlamına gelir.

Düsturlar ciltler halinde olup her cildin bir yıl içinde çıkarılan kanun, tüzük, yönetmelik ve içtihati birleşme konularını içerir. Düsturlar kanun mecmuası olarak Cevdet Paşa tarafından Düstur-u Atik adıyla yayınlanmıştır. 1863 yılında ilk defa çıkartılan Düstur-u Atik 582 sayfadan meydan gelmiştir. Çeşitli yıllar arasında çıkarılan örneğin 1884, 1908 geçen müddet içinde çıkarılan kanun ve nizamnamelere I. Tertip düstur adı verilmiş ve 12 Eylül 1980 tarihinde V.tertip düstur olarak sona ermiştir.

Sicili Kovanin

Ermeni asıllı Osmanlı bürokratı Sarkis Karakoç tarafından kaleme alınmış. Büyük bir eserdir. 1926 yılından itibaren basılmaya başlanan eserde Osmanlı ve yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin meclis kararları, kanunlar, talimatlar, nizamlar, tevsirler ve kanunnameler konu edilmiştir. Düsturda yayınlanan mevzuat bu nedenle de yayımlanmaktadır. İhtiva ettiği dönem 1815 yılına kadar uzanmaktadır. Cilt sayısı yayımlandığı günden itibaren yayınladığı 64 cilt olarak yayın hayatını tamamlamıştır.

Kovanin Mecmuası

Kanunlar, kararlar ve tevsirlerin ayrı bir mecmua halinde yayımı Cumhuriyet döneminde başlamıştır. Eski adı TBBM Kovanin Mecmuası olup TBBM Kanunlar Dergisi adıyla yılda bir cilt olarak yayınlanmıştır.

Zabıt Cerideleri

Meclislerde, mahkemelerde v.b yerlerde yapılan konuşmaların yazıya geçirildiği tutanak dergileridir. Bu yerlerde yapılan bütün işler tutanak dergilerine kaydedilir ve yayınlanır. Tutanak dergileriyse yoklama başkanlık sonuçları, görüşler, kanunlar, yazılı ve sözlü sorular, tekrarlanacak eylemler, seçimler, kanun tasarısı ve meclis soruşturmaları ve yüce divana sevk ile ilgili konuları ihtiva eder. Kısaca yasama meclisi faaliyetlerine ilişkin olarak tutulan tutanakların yayımlandığı süreli yayınlardır.

Türkiye’de tutanak ilk defa Meclis-i Mebusan ve Ayan Meclislerinde uygulanmıştır. Fransa’dan getirilen sitenograflar sayesinde o tarihteki tutanaklar Takvim-i Vekayi’de yayımlanmıştır. Ancak bu belgeler 1908’de meydana gelen Çırağan Sarayı yangınında yanmıştır. Ülkemizde anayasal hareketlerin başlamasıyla birlikte ortaya çıkan tutanak dergileri şuanlardır.

  1. Ayan Meclisi Zabıt Cerideleri
  2. Meclis-i Mebusan Zabıt Cerideleri
  3. TBBM Zabıt Cerideleri
  4. TC Temsilciler Meclisi Tutanak Dergisi
  5. TC Kurucu Meclis Tutanak Dergisi
  6. Millet Meclisi Tutanak Dergisi
  7. Cumhuriyet Senatosu Tutanak Dergisi
  8. TBBM Gizli Celse Zabıtları

Süreli Yayımlar

Haberleşme insanların İhtiyaç duyduğu ve düşüncelerini başkalarına anlatma ve başkalarıyla paylaşma yoludur. Toplum içinde ve bütün topluma yönelik olarak meydana gelen iletişim türüne kitle iletişim denir. Kitle iletişim araçları denildiğinde Cumhuriyet Tarihi yazılı kaynakları içinde ilk akla gelen süreli yayınlar ise gazete ve dergilerdir. Bu iki süreli yayımlar içinde gerek dünya basın tarihinde elde etmiş olduğu öncelik gerekse de daha geniş halk kitlelerine hitap etmesi sebebiyle gazeteler ayrı bir öneme sahiptir. Gazete sayfaları her gün yüzbinlerce insanın toplanıp beraberce düşündükleri konuştukları bir toplantı meydana getirir. Gazeteler sadece haber vermekle kalmaz haberi yorumlayarak okuyanı eğitir ve bilgilendirir. Ancak asla yönlendirme yapmamalıdır.

İlk gazete J. Sezar döneminde Roma’da çıkarıldı. Acta diurne  (günün olayları) bu gazeteyi Sezar’ın elemanları hazırlıyor. Elle yazılan gazete kalabalık sokak başlarına ve meydanlara asılıyor herkesin okuyup öğrenmesi sağlanıyor. 16. Yüzyıla gelindiğindeyse Venedik’te yazılı haberler adında el yazması bir duvar gazetesi hazırlanmıştır. Baskı makinesinin icadından sonra bu gazete yayımlanmaya devam etmiş Venedik’te çıkan gazete zamanın arasıyla 1 gazetta karşılığında satılmaktaydı. Bu kelime çok geçmeden bütün yayım çeşidinin adı olmuştur. Yine 16. Yüzyılın başlarında Avrupa’nın bazı şehirlerinde kurulan basım evlerinde önemli haberleri yayımlayan gazeteler çıkmaya başlamıştır. 1615’de Almanya da ilk defa german frankurter jurnal adıyla önemli olaylara yer veren haftalık gazete çıkarılmıştır. İngiltere’de ilk defa 1622 yılında Week News adında haftalık gazete çıkarıldı. Günlük gazeelerin yayımlanması 18. Yüzyıl’dan itibaren İngiltere’de başlamıştır. En eski günlük gazete The Times 1785’te İngiltere’de başlamıştır. 1896 Daily Mail yayımlanmaya başladı. Türkiye’de gazetecilik 200 yıllık bir gecikmeyle başladı. Osmanlı sınırları içinde yaşayan gayri Müslümlerin batıyla ilk temas eden gruplar olması sebebiyle matbaadan ilk olarak onlar istifade etmişler.

Tanzimat Dönemi Süreli Yayımları

Türkçe yayımlanan ilk gazete olan Takvim-i Vekayi 1831 yılında yayımlanmaya başlamasından itibaren geçen ilk otuz yıl içinde devlet dört Türkçe gazete çıkmıştır. Tanzimat ve meşrutiyet dönemlerinde yayım hayatına başlayan çok sayıda süreli yayımdan her birisi yenileşme çabası içindeki Osmanlı aydının fikir platformunu oluşturmuş ve devrim fikri hayatına yön vermişlerdir. Dönemin diğer önemli süreli yayınları bazıları şunlardır.

Ceride-i Havadis, Tercüman-ı Ahval, Tasvir-i Efkar, Takvim-i Ticaret, Muhbir, Hürriyet, Ayini Vatan, İbret, Mecmua-i Fünun, Muhip, Mecmua-i Muhalif, İnkılap, dergiler işe Şafak, Kahkaha, vahit, İstikbal, İttihat, Selamet, Ümran, Çaylak, Meddah, Geveze v.b.

Meşrutiyet Dönemi Süreli Yayımları

Meşrutiyet döneminin en önemli gazetelerinde biride bu dönemde adeta bayraklaşmış olan Tercüman-ı Hakikat. Ahmet Mithat Efendi. Tarafından çıkarılan bu gazete dönemin en ciddi siyasi gazetesidir. Yazar kadrosunda Ahmet Rasim, Hüseyin Cahit, Halide Edip, Necip Asım, Abdülhak Hamit gibi ünlü kişiler yer almış. A. Mithat Efendinin ölümünden sonra Cumhuriyet döneminde ise Tercüman adıyla adıyla yeniden yayımlanmıştır. Diğer gazetelerde şuanlardır.

Sabah, Servet-i Fünun, Mizan Osmanlı, Şurayı Ümmet, Ezan, Tanin, Volkan, Amele.

Milli Mücadele Dönemi Süreli Yayımları

Milli Mücadele lider ve sembolü olan Mustafa Kemal Paşa mücadelesini verirken mevut düşmanlarının yanı sıra karşısında yerli ve yabancı basını bulmuş ve onlarla da mücadele etmek zorunda kalmıştır. Bunlar arasında özellikle İstanbul basını. Alemdar, Peyami Sabah, Ümit, İstanbul sayılabilir. Bunun yanında Milli Mücadeleye destek veren gazetelerimizde mevcuttur. İleri, Vakit, Yenigün, Akşam, Tercüman-ı Hakikat, Tasvir-i Efkar bunlarında yanında Anadolu’nun çeşitli yerlerinde Milli Mücadeleyi destekleyen çok sayıda gazete çıkmıştır.

İstanbul Basını

 

Anadolu basını destekleynler İrade i Miiliye, Hakimyeti milliye, öğüt, ses, izmire’e doğu Babalık, Açık söz, doğru söz.