Sultan Abdülmecit Dönemi (1839-1861)

Sultan Abdülmecit

II.Mahmut’un oğlu Abdülmecit, Avrupalı bir prens gibi yetiştirilmiş ve iyi derecede Fransızca bilen bir şehzadeydi. 1839’da babasının vefatı üzerine henüz 17 yaşında iken tahta çıktı. Nizip yenilgisinin gölgesinde tahta çıkan yeni sultan devlet idaresinde yeterli tecrübeye sahip değildi. Kendisi yenilik taraftarıydı ve babasının başlattığı ıslahat hareketlerini devam ettirmek niyetindeydi. Ancak bu dönemde devlet içinde kıskançlık ve rekabet hat safhadaydı. Sultan Abdülmecit, devletin son dört padişahının babasıdır.

Sultan Abdülmecit

 Koca Hüsrev Paşa, Sadrazam Mehmet Emin Rauf Paşa’dan sadaret mührünü zorla alıp, kendini sadrazam ilan ettirdi. Bu sırada Osmanlı Devleti, Mısır ile muharebe halindeydi. Bu sebeple genç padişah meseleyi kurcalamadı ve Hüsrev Paşanın sadrazamlığını kabul etti. Bu durum devlet içinde yaşanan başıbozukluğun en güzel göstergesidir.

Bu ortam içinde rakibi Hüsrev Paşa’nın sadarete gelmiş olmasından çekinen Kaptan-ı Derya Ahmet Fevzi Paşa, Osmanlı donanmasını İskenderiye’ye götürerek Mısır valisine teslim etti. Böylece Osmanlı Devleti ordusuz ve donanmasız kaldı.

Abdülmecid dönemini diğer padişahlardan ayıra bazı durumlar söz konusudur. Diğer padişahlardan farklı olarak yabancı devletlerin elçileriyle bizzat görüşmüştür. Özellikle İngiliz elçisi Stratford Canning çok rahat bir şekilde huzura çıkabiliyordu. Bu durumdan dolayı kendisine Taçsız Sultan denmektedir. Ayrıca bu dönemde iade-i ziyaretler ve yabancılardan nişan almaya başlandı. İlk kâğıt para kaime yine bu dönemde yürürlüğe girdi. Kırım Harbi nedeniyle ilk dış borç bu dönemde alındı. Kısa sürelide olsa Muhassıllık sistemi uygulandı.

Benzer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir