Stratejik Derinlik-Ahmet Davutoğlu (Kitap Özeti)

Ahmet DAVUTOĞLU tarafından kaleme alınmış olan bu kitap da, başta Türkiye ve komşuları olmak üzere birçok ülkeyi tarihiyle, coğrafyasıyla ve gelecekteki ön görülen parametreleriyle “stratejik” kapsamda derinlemesine incelenmiş.
Üç kısım olarak ele alınan “Stratejik Derinlik” adlı kitabın birinci kısmında 3 farklı bölüm üzerinde durulmuş. İlk bölümde kitabın diğer sayfalarını çevirdikçe karşımıza çıkacak olan “sabit ve potansiyel veriler, çarpan etkisi, stratejik zihniyet, planlama gibi güç unsurları ve benzeri kavramların anlamları ve bu kavramsal ifadelerin Türkiye odaklı yansımaları üzerinde durulmuş. İkinci bölüme geçildiğinde Türkiye’nin tarihinden aldığı gücün günümüzde doğru ve yeterli şekilde ifade edilememesi üzerinde durulmuş. Son bölümde ise tarihimizdeki bu güçlü bağın uluslararası arenadaki gelişimi ve soğuk savaş dönemine kadar uzanan süreçteki siyasi gelişimi üzerinde durulmuş. İkinci kısımda ise konu biraz daha genişletilmiş ve 4 bölüm altında ele alınmış. Bu sefer Türkiye’nin etkileşimde olduğu coğrafi yapının yıllardır süre gelen jeopolitik konum tabanlı önemi üzerine analiz yapılmış. Bu kısmı ilk bölümünde coğrafi zeminde değerlendirme yapmak için “mekan idraki, coğrafi terimler ve haritalar” açıklığa kavuşturulurken, ülkemizin şuan ki jeopolitik yapısı da ele alınmış. Diğer üç bölümde ise kara, deniz ve kıta havzalarının stratejik unsurları, etkileşimde olunan komşu ülkeler ve onlarla olan ilişkilerin Türkiye eksenli yapısı ele alınarak derinlemesine incelenmiş. Aslında bu kısımda Türkiye’nin stratejik yapısı ve hedeflerinin çerçevesi de çizilerek bizlere detaylı şekilde sunulmuş. Öyle ki, bu havzalar üzerinde yaşanmış olan köklü siyasi bağların, tarihsel süreçteki gelişimi ve yakın zamanda yaşanan soğuk savaş dönemi gibi siyasi gerginliklerin kapsamlı analizi yapılmış.
Son kısımda son 100 yılın siyasi gereçleri ve oluşumları detaylı şekilde ele alınmış. 5 bölümün ilkinde Türkiye’mizin siyasi arenadaki dış gereçleri ve etkileşimde olduğu stratejik unsurları ele alınmış. Bunlar arasında ülkemizin son 50 yılındaki askeri ve siyasi akışını büyük ölçüde etkileyen “NATO”, Avrupa ile Asya arasında ciddi bağlantılar kuran “AGİT”, İslam ülkeleri tek çatı altında toplama amacı taşıyan “İKÖ”, bunların yanı sıra Türkiye ile Asya arasında ekonomik bağlantıları “ECO”, Karadeniz havzasındaki ülkelerle ekonomik anlaşmalara zemin oluşturan “KEİ” ve uluslararası ekonomi ve siyasi akışa yön veren D8 ve G-20 gibi ulusal örgütlerin, Türkiye üzerindeki stratejik yansımaları ve bunların detaylı analizi yapılarak ele alınmış. İkinci bölümde ise sayın Ahmet DAVUTOĞLU, İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan ortamda Türkiye’nin Balkanlar üzerindeki stratejik anlamda irdelemesini yapmış. Bir sonraki bölümde ise konuyu Ortadoğu üzerinde yoğunlaştırarak bu bölgede yer alan ekonomi odaklı siyasi açılımların, doğru dengeler sonucunda nasıl şekillendiğini ortaya koymuş. Özellikle israil’in geçmişte oluşturduğu Yahudi yayılımcı politikasını son 50 yıl içerisinde doğru strateji kullanarak hem siyasi hem de ekonomik anlamda nasıl koruyup geliştirdiğini ortaya koyuyor. Bunların yanı sıra ülkemizin son 30 yıl içerisindeki en büyük sıkıntısı olarak görülen Kürt Meselesini de birçok hatlarıyla masaya yatıran Davutoğlu, bu konunun hem bölgesel hem de ulusal anlamda derinliğini irdelemiş. Dördüncü bölümde ise Avrasya odaklı Orta Asya politikası üzerinde durulmuş ve ülkemizin bu bağlamda geliştireceği stratejik eğilimleri açıklanmış. Son bölümde ise Avrupa Birliğinin ekonomik, siyasi ve hukuksal anlamda detaylı analizi yapılırken, bu birliğin tarihsel ve kültürel ögeleri de ortaya çıkarılmış. En son olarak da Türkiye –AB ilişkilerinin bu tarihsel kesişimde neler yaşadığı açığa kavuşturulmuş.
Türkiye’nin 3 kısımda stratejik irdelenmesinin yapıldığı bu kitapta, atalarımızdan gelen köklü ögelerin, günümüz dünyasında siyasi ve ekonomik açıdan nasıl bir süreçten geçtiği ve bu süreç sonrasında ülkemizin uluslararası konumunun ne derecede şekillendiği ortaya çıkarılmış. Ayrıca geçmişte yapılan siyasi hataların verdiği hasarlara rağmen, gelecekte ortaya konacak olan doğru stratejik hamlelerle, bölgesel ülke statüsünden küresel söz sahibi ülke konumuna nasıl ilerleyeceğimiz konusunda görüşler dile getirilmiş.

Bu yazı www.hasancanbozkurt.com.tr den alınmıtır.