Şark Meselesi (Doğu Sorunu)

Şark Meselesi (Doğu Sorunu)

Şark Meselesi tabiri ilk kez, Napolyon’un yenilmesiyle değişen dengeleri yeniden düzenlemek için 1815 yapılan Viyana Kongresi’nde gündeme gelmiştir.


Şark meselesi tabiri ilk kez Viyana Kongresi’nde gündeme gelmiştir. Bu tabir ”Doğu Sorunu” olarak da bilinir. Batılı devletlerin Türklerle mücadelesinde çoğu zaman gizli niyetleri oldu. Esasen Türk- Avrupa mücadelesiydi. Türklerin Müslümanlığı kabulüyle mesele Hristiyan-Müslüman mücadelesine evrildi. Durum böyle olunca Batılılar için İslamiyet ile Türklük aynı anlamı ifade eder oldu. Fransız tarihçi Albert Sarel, “Türkler Avrupa’ya ayak bastığı günden beri Şark Meselesi zuhur etti.” demiştir.

Şark meselesiŞark Meselesi belirgin hatlarıyla iki önemli safha geçirdi. Kavimler göçünden Osmanlının Viyana’da ki yenilgisine kadar geçen safha ilk safhadır; Avrupalıların Türkleri Anadolu’ya sokamamak Rumeli’ye sokamamak  İstanbul’un fethini önlemek Avrupa’ya sokmamak gibi politikalar planladıysa da Viyana bozgununa kadar Türklerin dedikleri oldu. Viyana bozgunu ile 1. safha sona erdi. 2. safhada Türkler savunma Avrupalılar taarruz halindeydi; Türkleri İstanbul’dan ve Anadolu’dan çıkarmak bu topraklarda yaşayan Hristiyanların lehine reformlar yaptırmak gibi planları vardı.

Şark Meselesi Safhaları

1071-1683 arasındaki dönemde Avrupa savunmada, Türkler taarruz halinde idi. Bu dönemde Batı’nın meseleye bakışı:

  • Türkleri Anadolu’ya sokmamak
  • Trükleri Anadolu’da durdurmak
  • Türklerin Rumeli’ye geçişini önlemek
  • Türklerin İstanbul’u fethetmesini önlemek
  • Türklerin Balkanlarda ilerleyişini engellemek

Türkler 1683’te Viyana kapılarına kadar dayandılar. Ancak burada alınan mağlubiyetle Şark Meselesinin ilk safhası sona erdi. Bundan sonra Türkler savunmaya, Avrupalılar taarruza geçti. Bu dönemde Osmanlı’yı parçalama hedefinde Batı’nın meseleye bakışı da değişti:

  • Tükler balkanlardan atmak
  • Türkleri İstanbul’dan atmak
  • Türkleri Anadolu’dan çıkarmak

Şark meselesi


Kaynak

Edward Said, Oryantalizm