Romanya’nın Kuruluşu

Romanya’nın Kuruluşu, 1856 Paris Antlaşması ile birlikte Eflak ve Boğdan’ın Osmanlı Devleti ile olan bağı sadece vergi vermekten ibaretti. Bölgeyi geçici olarak işgal eden Avusturya 1857’de bölgeden çıktı. İki ayrı meclis tarafından yönetilen iki beyliğin halkı bu ortamdan yararlanarak bir araya gelmek için harekete geçti.

Yaşanan bu gelişmelere Avrupa Devletleri’nin de ilgilenmesiyle mesele devletlerarası bir sorun haline geldi. Romen birliğinin sağlanması ile ilgilenen devletlerin başında Fransa gelmekte idi. III. Napolyon dış politikada Katolikliğin ve bağımsızlığın önderliğini yaptığını esas aldığından İtalyan birliğine olduğu kadar Rumen birliğini de destekledi. Böylece Doğu Avrupa’da söz sahibi olmayı ve Avusturya’yı da doğudan baskı altına almayı planlamıştır. Rusya ise hem Osmanlı Devleti’ne hem de Balkanlarda çatışma içinde olduğu Avusturya’ya karşı bir denge unsuru olacak ve kendi nüfusunu kendi geliştirebilecek olan bir Romen birliğine taraftar idi. Prusya ile Piyemonte ise ulusal birliklerini kurmaya çalıştıklarından Romen birliğinin taraftarıydılar. Avusturya- Macaristan İmparatorluğu, Rusya ile Fransa’nın bölgede güç sahibini olmalarını istememiştir. İngiltere ise Avrupa’da güçler dengesinin devamından yana olduğu için Osmanlı toprak bütünlüğünden yana Romen birliğine karşı çıkmıştır. Osmanlı Devleti ise hem politik alanda bir kayıp hem de diğer unsurlara kötü örnek olacağı için Romen birliğini desteklememiştir.

Fakat olaylar Fransa’nın girişimi ve baskılarıyla birlik yönünde gelişmeye başladı.  İlk olay 1856 Paris Antlaşması gereğince yapılan seçimlerle başladı. Avrupa komisyonu gözetiminde yerel seçimleri yapıldı. Birliğe karşı olanlar seçimleri kazandı. Ancak bu sonuca Fransa, Rusya ve Piyemonte seçime hile karıştırıldığını iddia ederek karşı çıktılar. Osmanlı Devleti bunu kabul etmese de Napolyon’una diplomatik ilişkilerin kesileceği konusundaki tehdidi karşında seçimleri yenilemek zorunda kaldı. Bu defa yenilenen seçimleri birlik taraftarları kazandı.

1857 toplanan Eflak ve Boğdan meclisleri iki beyliğin Romanya adı altında birleştirilmesine karar verdi. Osmanlı Devleti duruma itiraz etti ve Paris’te 1858’de bir konferans toplandı. Avusturya ve İngiltere’nin Osmanlı Devleti’ni desteklemesi ile Fransa daha ileri gidemedi. Konferansta alanın karalar ile Avrupa Devletleri aslında Eflak ve Boğdan’ın bir isim altında birleştirmişti. Fakat yine de Osmanlı Devleti’ne bağlı kalması kabul edilmişti. Ne var ki beyliklere içişlerinde sağlanan haklar aslında iki beyliğin birliği yolunda atılan yeni adımlar oldu. Nitekim 1859’da Boğdan meclisi ve Eflak meclisi aynı kişiyi Alexander Susan’ı voyvoda olarak seçti. Böylece birlik sağlanmış oldu. Osmanlı Devleti duruma karşı çıktı. Paris’te yeni bir konferans toplandı.

Ancak Osmanlı ve Avusturya’nın karşı duruşu kolaylıkla kırıldı. Doğu Avrupa’da yeni kargaşalara meydan vermemek için konferans Susan’ın ortak voyvodalığını kabul etti. Osmanlı Devleti’ de büyük devletlerin baskısına boyun eğerek bunu onayladı. Susan, İstanbul’a gelerek burada bağımsız bir prens gibi ağırlandı. 1861’de bir ferman ile Eflak Boğdan’ın merkezi bir yönetime sahip olması kabul edildi. 1862’de de Bükreş’te toplanan ilk meclis ile Romanya prensliği kurulmuş oldu. Her ne kadar padişaha bağlılıklarını bildirmiş olsalar da bu durum 1878 yılında bağımsızlıklarını ilen ettikleri güne kadar sürdü.