Osmanlı Tarihi I

Osmanlı Devleti’nde İktisadi Anlayış

Kuruluş

Osmanlı’nın kuruluşu ile problemleri ilk olarak 1916’da H.A Gibbons başlatmıştır.(The foundation of the Ottoman Empire) kendisi çok eleştirildi kaynakları ve Türkçeyi bilmediği ifade edildi.

Wittek Gaza politikasının Osmanlı’nın kuruluşunda ki temel sebep olduğunu söyler bunu da Ahmedi ye dayandırır.

M.F Köprülü Tarihsel süreklilik tezi ve yazdığı Foundation of the ottaman emipire adlı eseriyle hem Gibbons’a hem de Wittek’e cevap vermiştir.

Son dönemde Feridun emecan ve Cemal kafadan’ı bu konular hakkında çalışmalar yapmıştır. Bunlarda Wittek’in ileri sürdüğü derecede olmasa da kuruluşta gaza faktörünü ön plana çıkarmışlardır.

Gaza hırıistiyan nefreti olsaydı Osmanlı topraklarınad Hıristiyanların yaşaması açıklanmazdı.

Osmanlı’dan önce de gaza politikası zaten mevcut. Batılı devletlet bu konuyu abartıyor.

 

Osmanlı hakkındaki kaynaklar

Osmanlı kaynakları

  1. Ahmedi, Destan ve Tevarih-i Mülük Ali Osman, Çev. N.Atsız.
  • İskendernamenin sonuna Ahmedi 340 beyitlik maznum bir Osmanlı tarihi ekler.
  • Müstakil bir çalışma değildir padişahın isteği doğrultusunda yapılmıştır.
  • Sultanlar ve vezirlerle sohbetler kullanılmıştır.
  • Anlatımda hiçbir tarihten bahsedilmez.

 

  1. Yahşi Fakih’in Menakıpnamesi
  • Aşıkpaşazadenin Eserinden bilgilere ulaşırız.
  • Osmanlı hakkında en çok bilgi veren kaynakların başında

 

  1. Saray takvimleri
  • Saray müneccimleri tarafından yazılır
  • Yıllık tarzında tutulmuş kayıtlar
  • Sultan seferleri doga olayları gibi konuları yazar.
  • Tarhihlendirlişi oldukça karışıktır.
  • İlk resmi Osmanlı kaynağıdır.

 

 

 

 

  1. Tevarih-i Al-i Osman (Oruç Bey Tarihi)
  • Edirneli bir katipdir.
  • Horosandan Anadoluya göçle başlayan eser 1502 yıılına kadar Osmanlı tarhini içerir.
  • Özellikle 2. Beyazid dönemi açısından önemli

 

  1. Tursun Bey, Tarih-i Ebu’l Feth

 

İstanbul’un fethini ayrıntılı olarak anlatan Fatih dönemi tarihçisidir.

Tursun bey Fatih’i Timur gibi dünya fatihi olarak göstermek istemiş bunun için anlatımda farklı bir yol izleyerek ağır farsça tamlama ve metinlerle anlatmıştır.

 

 

  1. Şükrüllah, Behçetül Teverih
  • bölümden oluşan eser Dünya tarhini ele alır.
  • Son bölüm Osmanlı tarihni içerir
  • Farsçadır
  • Fatih döneminde yazılır ve Fatih’in sadrazamına sunulur.

 

 

 

  1. Aşıkpaşazade, Teverih-i Ali Osman

1480 lerden itibaren Osmanlı tarhı müstakil olarak yazılmaya başlanmıştır. Bu eser bunların ilk örneğidir. Aşıkpaşazade olayları anlatırken menakıpnamelere bağlı kalmamış bizzat kendi hatıraları ve şahit olduklarını aktarmıştır. Amacı tam bir Osmanlı kroniği yazmak olmadığını okuyucuyu eğlendirip bilgilendirmek istediğinden güvenilir olmadığın ancak Osmanlının temel kaynaklarından biridir.

 

  1. Neşri, Kitab-ı Cihannuma
  • yy en tanınmış tarihçilerinden.
  • Eser 8 kısımdan oluşuyor ve dünya tarhını anlatıyor.
  • Altıncı kısım da Osmanlı tarhını anlatır bu kısım kendi içinde 3 ayrılmıştır. Evlad-ı Oguzhan, Rum Selçukluları, Osmanlı hanedanı.

 

 

  1. Anonim Tevarih-i Ali Osman

 

  1. Enveri , Düstümame

 

Genel olarak Osmanlı tarafından tutulan kaynaklar vasıtasıyla kuruluşa yaklaşacak olursak bu kaynakların açık ve güvenilir bilgi vermediğini görmekteyiz. Bu yüzden bu kaynakların çok ihtiyatlı kullanılması gerekir.

Osmanlı Dışında Tutulan Kaynaklar

Bizans Kaynakları

  1. George Pahimers
  • Yunan kaynakları arasında Osman Bey’den ilk kez bahseden tarihçi (“onun bu zaferiyle şöhretini Paflogonya’ya kadar yaydı.)

 

  1. Nikeferos Gregoras
  • 37 kitaptan oluşmaktadır.
  • yy ve Orhan dönemi hakkında önemli bilgiler verir.
  • Türk tarihi ve Türk-Bizans ilişkileri açısından mühim bir kaynak

 

  1. Ioannes Kontekuzenos
  • Kendisi Bizans İmparatorudur. 1320 ile 1356 yıllarını kapsayan dört kitaplı bir eseri vardır.
  1. Dukas
  • Eseri 45 bölümden meydana gelir
  • Eser dünya tarihini anlatmakla başlar
  • Beyliklerin kuruşlundan Osmanlı’nın Bizans topraklarına yerleşmesini anlatır.
  • Osmanlı Midilli kuşlatması hikayesinin ortasında biter.

 

  1. Laonikos Khalkadondyles
  • Varsan seferi, Kosova savaşı ve İzladi geçidi hakkında yazdıkları önemlidir.
  • Diğer tarihçilerin aksine İstanbul Merkezli bir tarihi anlayışı içine girmemiştir. Osmanlı-Bizans Münasebetlerine değinmiştir.

 

  1. Georgios Sphrantzes
  • Son Bizans tarihçisi olduğunu ifade edelim.
  • Son imparatorun hizmetinde bulunmuş
  • Konstantinepolis’in düşüşünde bulunmuş
  • 1453’den sonraki olayları sade bir dille anlatmıştır.

 

 

 

 

 

Farsça ve Arapça Kaynaklar

 

  1. Kerimüddün Mahmut Aksaray-i
  • Müsameretül Ahbar ve Müsayaretül Ahyar
  • İlhanlıların Anadolu valisi Timirtaş’a ithaf edilmiştir.
  • Dört bölümden meydana gelmiştir.
  • Üçüncü bölümde Selçuklu hakkında bilgiler var.
  • Dili Farsça.

 

 

  1. İb-i Bibi
  • El Evamirul Alaiyye Fil Umuril Alaiyye (Selçukname)
  • Dili Farsçadır.
  • Bu eser Konya’ya gelen bağdat valisi Cuveyni’nin Türkemen isyanlarının nedenlerini ve bu karmaşık coğrafyanın nasıl yönetilebileceğini istemesi üzerine yazılır.
  • Osmanlı’nın kuruluş döneminde Anadolu’daki toplumsal hayat hakkında bilgi verir.

 

  1. İbn-i Battuta’nın seyahatnamesi

Anadolu’da bulunan beyliklerin siyasi, ekonomik, dini ve coğrafi yapıları hakkında bilgi verir.

Orhan bey döneminde Anadolu’yu ziyaret etmiş.

 

  1. Aziz Bin Erdeşir-i Estarabadi’nin Bezm’ü Rezm’i

 

  • Farsça kaleme alınmıştır.
  • Kadı Burhaneddin’inin tarihçisi

 

  1. Nigdeli kadı Ahmet
  2. Nizameddin Şamil, Zafemame

 

Slav Kaynakları

Stefon Lazeroviç hatıralarını anlatan kitap Osmanlı fetret devrini hakkında bilgi verir.

Venedik Kaynaklar

Osmanlı dışlında tutulup  Osmanlıyı anlatan kaynaklardır.

Osmanlı’nın büyümesine paralel olarak öenmli bigiler verir.

Venedik arşivlerinde Osmanlı hakkındaki kaynaklar daha çok diplomatik bilgiler verir.

Hatıralar ve Yabancı Seyahanemeleri

 

Genel olarak bu kaynaklar hakkında söylenmesi gereken belli emellerle belli kaynaklarla anlatılmıştır. Menfaatçi yaklaşımlar vasıtasıyla birçok konu ifade edilmiş bu sebeple geniş bir perspektiften bakarak tarihçi metoduyla incelenmesi gerekir.

 

 

 

 

 

Siyasette Meşrutiyet Aracı Olarak Rüyalar

  • Antik toplumlardan itibaren hemen her devirde rüyalar etkili bir meşrulaştırma aracı olarak görülür.
  • Ateş ve ağaç ortak motiftir.
  • Babil kralı NebuchadNezzar rüyasında gördüğü boyu göklere uzanan insanların ve hayvanların gölgesinden ve meyvesinden yararlandığı rüya hükümdarlık motifi olarak yorumlanmıştır.
  • Özellik Abbasilerde meşruiyet aracı olarak rüyaların çok yaygın olduğu görülür.(harun Er reşidin oğulları arasında halife olacak kişinin annenin rüyasına girmesi)
  • Osmanlı saltanat rüyaları herseyden önce devletin meşruiyet sağlama siyasetinin parçası.
  • Anakara savası sonrası devletin içine düştüğü krizden ortamına çözüm olarak yayınlandı.

 

Osmanlı’nın Kurulmasında etkili Olan Faktörler

 

  1. Cografi Faktör

Birbirinden ayrıcı coğrafya Anadolu tarihinde gördüğümüz küçük toplumsal siyasi birliklerin oluşmasını zorunlu kılmıştır.

  1. Moğol İstilası

 

  • 1235 Moğol hâkimiyetinin kabulü
  • 1243 Anadolu’nun istila edilmesi (Kösedağ)
  • 1277 Doğrudan Moğol valileri

 

 

  1. Bizans’ın Durumu

 

Şehirleri yıkılmı ve terk edilmiş.(Türk akınları sebebiyle)

Tekfurlar genel olarak Bizans gözünde asi görüldüğü için buraya yapılan Osmanlı saldırıları onlara bir ceza olarak nitelendilrimiş.

Askeri olarak baktıgmız da Bizans ciddi bir direniş göstericek durumda değil.

Bizans halkı yıkımda ve kargaşadan şikâyetçi bu yüzden Osmanlı hakimiyetine sıcak bakıyor.

Akritai ve Tagmata (T.Sipahi gibi) mevcut eyalet askerleri.

Akritai : ilk dönemlerde büyük cesaret ve enerji sahibi kişilerden oluşuyor.Hırıstiyanların kahramanları. Arap akınlarını durdurmakta başarlılar. Daha sonra eski gücnü kaybediyor.

Bizans’ın savunma sisteminin çöküş içine girmesi Osmanlı zaferlerini daha iyi açıklamaktadır.

  1. Gazi/Alp Faktörü

 

  1. Tarikatların Etkisi

 

  1. Ahi Teşkilatı

 

Osman Gazi

Osmanlı soyunun 9. Yüzyıldan itibaren Selçuklular ile Maveraünnehir ’den İran’a geldikleri bilinmekte. Ancak Anadolu’ya gelişleri hakkında bilgiler belirsizdir. Aşıkpaşazade,  Neşri, Oruç Bey, Ruhi gibi bir kısım tarihçiler Osmanlıların Anadolu ve Azerbaycan dolaylarında bir süre dolaştıktan sonra Aras vadisindeki Sürmeli Çukuruna geldiklerini açıklarlar. Yine bu tarihçilere göre Ertuğrul’un boyu Alaeddin Keykubat tarafından Ankara’nın batısındaki Karacadağ’a yerleştirmiştir. Daha sonra Alaeddin Keykubad bir savaşta yardımlarından ötürü Sultan onlara söğüt ve Domaniç’i vermiştir.

Osmanlı kaynaklarında genellikle Ertuğrul Gazinin 1279 dan dan sonra oldukça yaşlandığını ve aşiretin idaresini oğlu Osman Bey’e bıraktığını 1281-1282’de de vefat ettiğini yazar.

Osman Bey babasının politikasını yani Rumlarla iyi geçinme siyasetini takip ederek durumunu kuvvetlendirdi. Özellikle Bilecik tekfuruyla iyi geçinmeye çalıştı. (Bilecik Pazarında mallarını sattığı için zorunlu olarak iyi geçinme siyaseti) İnegöl tekfuruyla devamlı çatışma halinde oldular.(Yaylak ve kışlakları arasında ki konumda bulunduğu için sorun çıkıyor.)

Osman gazi 1285’te İnegöl tekfuruna ait Kulaca Hisarı yağmalayıp yaktı. İnegöl Tekfurundan gelen yardım neticesinde Domaniç belinde bir muharebe gerçekleşti ve Osman Gazi’nin kardeşi Sarı Batu hayatını kaybetti.

Sultan Mesut Eskişehir bölgesini Osmanlılara verdiği gibi Karaca hisarın alınmasını istedi. Bunun üzerine 1288’de harekete geçen Osman Gazi Karaca hisarı kuşattı ve aldı. Sultan kendisine Sancakbeyi alametlerini gönderdi.

Bundan sonra Sakarya nehri yerleşim yerlerine akın yapmayı planlandı bölgeyi çok iyi bilen Harman Kaya tekfuru Köse Mihal ile mütareke yapmıştır.

Osman Gazi bölgenin idaresine Samsat Çavuş’a bıraktı

1299’da Osman Gazi’nin Bilecik tekfuruyla iyi geçinme siyaseti bırakıldı. (fetih için gerekli gücün toplanması) Osman Gazinin Bilecik üzerine sefer düzenlemesinin nedeni yar hisar tekfurunun kızı ile yapılacak olan düğünde kendisine komplo kurulması fethin görünürdeki sebebi olmuştur. Önce Bilecik ve yarhisar ardından. Turgut alp İnegöl’ün fethini gerçekleştirdi. Bu fetihlerde esir edilenler arasında Yarhisar tekfurunun kızı Holofira da bulunuyordu. Daha sonra kendisine Nilüfer ismi verilerek Orhan Bey ile evlendirilecekti.

Bu fetihlerden sonra beyliğin merkezi Bilecik oldu. Artık Osman Bey’in hedefi İznik idi. Bunun için Köprühisarı fethettikten sonra İznik’i kuşattı şehrin surları dayanıklı olduğu için şehrin uzun bir süre kuşatma altında tutularak açlık ile alınabileceğini düşündü. Şehrin yakınına bir havale kalesi yaptırdı ve içerisine Diraz Ali komutasında bir miktar kuvvet bıraktı. İznikliler İstanbul’dan yardım istediler. Osman Bey İstanbul’un yardıma gönderdiği orduyu Koyun hisar (Bapheus)’da ani bir bakınla muharebeyi kazandı.(1302)

Bapheus mağlubiyetinin ardından Bizans’ emiri üzerine Bursa, Kestel, Kite, Adranos ve Bidnos  tekfurları  Osmanlı’ya karşı birleştiler yapılan Dimbos Geçidi muharebesinde Osmanlı güçleri galip geldi.

Dimbos zaferinin ardından Bursayı kuşatmak için şehrin yanına 2 tane havale kulesi yapıldı. Aktimur ve Balabancık komutan tayin edildi. Bursa fetih edilene kadar 23 yıl kuşatma altında kaldı.

1304’de Sakarya Nehri güzergâhındaki Bizans kalelerine sefer düzenlendi ve İznik ve Bursa’ya yardım gelmesinin önü geçildi.

1305 yılında Osman Gazi ayağından rahatsızlandığı için oğlu Orhan faaliyet gösterdi. Halil İnalcık Osman Gazi’nin 1324 yılında öldüğünü söyler.

 

 

 

Orhan Bey

Doğum tarihi tam olarak bilinmemektedir.

Hedefi İznik ve Bursa

1324’te beyliğin başına geçince Bursa kuşatmasını hızlandırdı. 6 Nisan 1326’da şehri teslim aldı.

Şehrin alınmasıyla beyliğin merkezi Bursa’ya alındı

1305’den beri kuşatılan İznik hızlandırılmaya başladı.

 

Pelakanon Savaşı (Eski Hisar) 1 Haziran

Bizans imparatoru 3. Andronikos Osmanlı’nın tüm Bitinya bölgesini almalarından endişe duyarak ve İznik’i kurtarmak maksadıyla ordunun başına geçerek sefere çıktı.

Bunu haber alan Orhan Gazi ordusunu toplayıp Eski Hisar bölgesinde Stratejik bölgeleri ele geçirerek Bizans askerlerini bekledi.

Savaşın ilk günü Bizans askerleri Osmanlı askerlerinin üzerine gelmeyerek oyuna düşmedi.

Ertesi gün başlaya mücadelede Bizans ordusu bozularak kaçmaya başladı.

Zaferden sonra Kocaeli bölgesinin büyük kısmı Osmanlı egemenliğine girdi.

 

İznik’in fethi

Pelakanon Savaşı ile gelecek yardımdan ümitler kesildi ve kaleyi teslim edilme kararı verildi. Kale 2 Mart 1331’de teslim alındı.

Bu arada uç beylerinin fetihleriyle Bolu, Mudurnu, Ermeniye, Samandıra ve Aydos kaleleri alındı.

 

İzmit’in alınması

Orhan Gazi 1333’de İzmit kalesini kuşatmışsa da İmparator ile yapılan anlaşma gereği kuşatma kaldırılmış. Ordunun güçlü olmasının etkisi ve vergi vermeyi kabul etmesi koşulu etkili olmuş. İmparatorun Arnavutluk taraflarında 1337’de İzmit’i tekrar kuşattı. Muhasaraya dayanamayan kale bu sefer alındı.

Bu seferden sonra Orhan gazi beyliği yeni baştan teşkilatlandırdı. Kocaeli bölgesini oğlu Süleyman Bey’e bursa idaresini oğlu murat Bey’e verdi.

 

Rumeli’ye geçiş

Osmanlı’nın Rumeli’ye geçişi kaynaklarda efsanevi bir şekilde anlatılır derme çatma sandallarla geçildiği yönünde oysaki Karasi beyliğinin sağlam gemileri ile geçilmiştir ayrıca Osmanlı Cenevizliler ve Bizans ile anlaşmalar yapmıştır. Bu Osmanlının işini kolaylaştırmıştır. Doğal afetlerinde etkili olduğu yazılmıştır.

Karesinin Osmanlı hâkimiyetine geçişi

Karesi Beyi Yahşi Bey’in ölümünden sonra beylikte iç karışıklıklar meydana geldi. Demirhan Bey’in idaresinden memnun olmayan karesi idarecileri ve ileri gelenleri daha önce Osmanlılara sığınmış olan Dursun Bey’i tahta geçirmek istediler ve Orhan Bey’den yardım istediler.

1345’de Osmanlı topraklarına katıldı.

Karesinin fethi Osmanlı fetih politikasını büyük ölçüde değiştirdi.

Çanakkale boğazının Güney sahillerini ele geçiren Osmanlılar Karesi beyliğinin denizcilik tecrübelerini Rumeli’ye geçişte kullandılar.

Buranın fethiyle Osmanlı’nın ileri gelen askeri ve idari yöneticileri olacak olan Evrenos Bey, Hacı İlbey, Ece Halil, Gazi Fazıl gibi önemli kişiler Osmanlı hizmetine girdi.

Orhan Bey Karasş topraklarının idaresine oğlu Süleyman Paşa’yı tayin etti.

 

Bizans ile Osmanlı müttefikliği

Osmanlı’nın Marmara’nın güneyine tamamen hakim olmalarından sonra Bizans tarafında gelişen bir takım taht mücadeleleri Rumeli’ye geçişi sağladı. (Palatologos vs Kantakuzenos)

Orhan Gaziden yardım alan Kantakuzenos 1347’de İstanbul’a girmeyi başardı ve genç imparator tahta oturdu.

Bu ittifakla Orhan Gazi’nin oğlu Süleyman Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri ilk defa Rumeli’ye geçti.

1352’de Süleyman Paşa’nın ikinci seferi gerçekleşti.

1352’de Süleyman Paşa Bizans, Sırp, Bulgarlardan oluşan müttefik ordusunu bozguna uğrattı. (Bu dönemde Rumeli’deki düşmanı Sırplardır)

Anadolu’ya dönerken bir kısım askerini Kantakuzenos tarafından geçici olarak kendilerine verilen Tzympe (Çimpe) Kalesine yerleştirdi.

1354 yılında Gelibolu yarımadasında meydana gelen bir depremde Gelibolu ve civar kalelerinde bir kısım yıkılmalar meydana geldi. Hemen harekete geçen Osmanlı kuvvetleri kısa sürede bu kaleleri ele geçirdi

 

Duraklama Dönemi

Süleyman Paşa’nın 1357’ de ani ölümü ve şehzade Halil Paşa’nın Foça korsanları tarafından kaçırılmasıyla Trakya’daki Osmanlı ilerleyişi bir süre durakladı.

Orhan Bey, Süleyman Paşa’nın yerine ikinci oğlu Murad’ı Lala Şahin Paşa ile birlikte tayin etti.

Sistemli bir şekilde hareket eden Osmanlılar Edirne’yi kendilerine hedef belirleyerek buranın etrafındaki kaleleri birer birer elle geçirdiler.

Edirne önlerinde Sazlı Dere Savaşı’nın kazanılmasıyla Ordusuyla kale önlerine gelen şehzade Murat Edirne’yi emanla teslim aldı.(1361) böylelikle Osmanlı’nın bölgede kalıcı oldukları kesinleşti.

Edirne’nin fethinden sonra Orhan Gazi 1632’de Bursa’da vefat etti.

 

Birinci Murad

1362 yılında dünyaya gelmiştir.

Orhan Gazi’nin altı oğlundan ikincisidir.

Edirne’nin fethini gerçekleştirdikten sonra Zağra ve Filibe üzerine çıkmıştır. Bu sırada Çandarlı Halil Paşa (Bursa kadısı) babasının öldüğü haberini getirdi.

Tahta geçtikten sonra ilk saferi Ankara üzerine oldu. (Orhan Bey’in ölümünü fırsat bilenler ele geçirmişler)

1363 yılında sefer çıktı Eskişehir yakınlarında Eretna ordusunu bozguna uğrattı ardından gelen Karaman birliklerini geri püskürttü.

Osmanlı ordusunun Ankara üzerine yürümesi üzerine Ahiler kalenin anahtarını Birinci Murad’a teslim ettiler.

Bursa’ya dönerken Eskişehir civarında kardeşleri İbrahim ve Halil Bey’i ortadan kaldırır.

Rumeli Faaliyetleri

Rumeli’deki ordunun başında Lala Şahin Paşa’yı bırakmıştı.

Şahin Paşa ve Evranos Bey Zağra, Filibe, Gümülcine kalelerini fathetti. (1363)

Yeni fethedilen yerlere Anadolu’dan mütemadiyen göçler sürüyordu.

 

Murad’ın Rumeli’ye 1. geçişi

1366 Çirmen kalesini teslim aldı. Çatalca ve Küçükçekmece yakınlarındaki iki kaleyi ele geçirdi.

Avrupa’da Papa’nın önderliğinde 1366 yılında Osmanlı üzerine bir haçlı seferi hazırlıkları başladı. Bu Haçlı projesi çerçevesinde Savoy (Savoie) kontu 6. Amodeo komutasındaki haçlı ordusu Gelibolu’yu aldı ve Burayı Bizans’a teslim etti.

1368’de Bulgar topraklarına Bir sefer düzenler Aydos, Karnabad, Süzebolu kalelerini emanla teslim alır.

1369’da Ana Hisa, Kırkkilise, Vize kalelerini teslim alır.

Osmanlı’nın Bizans merkezine doğru gerçekleştirdiği fetihler imparatorluğu paniğe düşürdü. Murad’a elçi gönderilerek anlaşma istenildi. Murad Gelibolu teslim edilmedikçe sulhun mümkün olmayacağını bildirdi. Bunun üzerine 5. Yuannis Osmanlıları Trakya’dan atmak için Sırplarla Anlaştılar.

 

Sırpsındığı Savaşı

Sırpların kırıldığı muharebe

Çirmen Muharebesi ile aynı savaş olması ihtimal olunan ve bu konuda tartışılan savaş

Osmanlı’ya karşı oluşturulan müttefik güçleri 1371’de Harekete geçerek büyük bir engelle karşılaşmadan Çirmen’e geldiler.

Osmanlı’nın bölgedeki sorumlusu Lala Şahin Murad’dan acil destek ister.

Hacı İlbey öncü Osmanlı kuvvetleriyle ihtiyatsız hareket eden Sırpları gece baskını ile bozguna uğrattı. (26 Eylül 1371) (Bu başarı İlbey’in sonunu hazırladı)

Yardım talebi geldiğinde Murad Kara Biga kalesini kuşatmıştı burayı aldıktan sonra yardıma gitmeyi planlıyorken Hacı İlbey’in beklenmeyen başarısı ile sorun çözüldü. Kara Biga alınarak Bursa’ya dönüldü.

 

Murad’ın Rumeli’ye 2. geçişi (72-74)

Murad Velbjd Kalesi’ni Osmanlı hâkimiyetine alırken Şahin Paşa’ya verdiği emirle Köstendil taraflarına arkınlar yapıldı.

Savcı Bey İsyanı

Murad’ın oğlu Savcı Bey 1373’de Bursa’da kendini Sultan ilan etti.10 ay 10 gün babasından kaçtı. Kite ovasında bertaraf edildi.

 

Murad’ın Rumeli’ye 3. Geçişi

Evrenos Bey Buri, İskeçe, Avret Hisarlarını emanla teslim aldı.

Murad ordunun başında Bulgarlar üzerine yürümesiyle Bulgar kralı hediyeler ve üç yıllık haracı ile birlikte sultanın huzuruna çıkarak itaat edeceğini bildirir.

Ölen şahin Paşa’nın yerine Kara Timurtaş Paşayı beylerbeyine tayin etti.

Murad Bizans içindeki taht mücadelelerinden istifade ederek desteklediği 4. Andrenikos çıkar bunun üzerine anlaşıldığı gibi Gelibolu Osmanlı’ya teslim edildi. (1376)

 

 

Murad’ın Rumeli’ye 4. Geçişi (1383)

Hayrettin Paşa ve Evrenos Bey’i Serez ve Selanik yönündeki fetihlerle görevlendirdi. Bu kuvvetler Kavala, Drama, Zihne, Sencei aldılar.

 

Murad’in Rumeli’ye 5. Geçişi (1385)

Timurtaş Paşa Pirlede, Ohri, Manastır, Sofya’yı aldı.

Murad komutasındaki ordu ile Niş Kalesi’ni uzun bir muhasaradan sonra ele geçirdi. (1386) Bunun üzerine Sırp Despotu Lazar Murad’a elçi göndererek haraçgüzarlığı ve Osmanlı seferlerine asker göndermeyi kabul etti.

Hayrettin Paşa 1383 yılından beri kuşatma altında tuttuğu Selanik’i 9 Nisan 1387 teslim aldı.

Murad Bursa’da bulunduğu bir dönemde Bosna üzerine sefer yapmakla görevlendirdiği Kovala Şahin komutasındaki ordu Ploşnik’de ağır bir mağlubiyet aldı. (Ağustos 1388) Bu mağlubiyet Sırp Despotu Lazar’ın cesaretlenmesine neden oldu.

 

 

 

Murad’ın Rumeli’ye 6. Geçişi ve Kosova Savaşı

Vasalı olan Sırp Despotu Lazar’ın Bosna Kralı ile işbirliği içinde olduğunu öğrenen Murad Rumeli’ye geçerek onun üzerine bir sefer düzenler.(Bu seferde Rumeli’deki Hristiyan vasal devletlerine sefere katılmalarını ister)

Murad Kosova ovasına inerek ordugâhını kurdu.

Lazar’ın yanında Frank, Macar, Çek ve Eflaklardan yardımcı asker toplamıştı.

Kosova Ovası’nda 15 Haziran 1389’da meydana gelen savaşı Osmanlı ordusu kesin bir zaferle kazandı. Lazar savaş meydanında hayatını kaybetti.

Murad savaşın sonunda bir Sırp suikastçı tarafından hançerlendi ve bir süre sonra hayatını kaybetti.

 

Murad Dönemi Anadolu Olayları

Karaman ve Osmanlı rekabeti arasında sıkışan Germiyanlılar Osmanlı ile akrabalık kurma lüzumu hissetiler. Süleyman Bey kızını Şehzade Bayezid’e verdi ve çeyiz olarak Kütahya, Emet, Simav, Tavşanlı’yı Osmanlı’ya devretti.

Hamitoğulları Karaman baskı nedeniyle onlarla sınır olan Akşehir, Beyşehir, Seydişehir, Yalvaç ve Karaağaç kalelerini Osmanlılara para karşılığında sattı. (1382)

Ankara’nın alınmasıyla hâkimiyet sahası Orta Anadolu’ya doğru ilerlemeye başladı Sivas’a egemen olan kadı Burhaneddin’e karşı küçük beylikler Osmanlı himayesine girdi.

Candaroğulları Beyliğindeki taht kavgalarından istifade eden murad kendisine sığınan Süleyman Bey sayesinde bu beyliği egemenliği altına aldı.

Murat Sırplar üzerine seferde iken Karamanoğlu Alâeddin Ali Bey, Osmanlıların Hamitoğulları’ndan aldığı yerleri ele geçirdi. Bunun üzerine Bursa’ya dönene Murad Karamanoğulları’nın üzerine sefer düzenledi Frenk Yazısı savaşında Karaman ordusu bozguna uğratıldı.

 

Anakara Savaşı

Osmanlı mümkün mertebe savaşa girmek istemiyor.

Timur’la yürütülen diplomatik temaslar sonuç vermeyince savaş hazırlığı yapıldı.

Asker sayısı yükseltildi.

Osmanlı stratejisi Anakara Kale’sinde savunma yapmak. Fakat, Timur’un savaştan önce Tokat’a yönelip sonra Ankara üzerine yürüyeceği istihbaratı alınması planı değiştirdi.

Tokat’a giden yolları tutmak amacıyla Tokat ve  Amasya mıntıkalarında toplanan Osmanlı kuvvetleri geçişleri tutmuştu..

Timur Bayezid’in bu stratejisinden haberdar olur ve ordusunun yapısına uygun olmayan bu mekânda savaş yapmanın uygun olmaması yüzünden Kayseri’ye yöneldi (Kısa bir mesafe olmasına rağmen Kayseri’ye 6 günde ulaşmıştır. Bunun nedeni Osmanlı’yı üzerine çekmek)

Timur Kayseri’de ordusunun iaşesini karşılayıp malları toplattıktan sonra Kırşehir üzerine yönelmiş. Buradan Ankara Kalesini ele geçirip Bayezid’in ordusuyla burada savaşmak istemiş.

Öncü Osmanlı kuvvetlerinin yenilmesi moral bozmuştur.

Osmanlı Cephesinde iki görüş ortaya çıkmıştır. Sadrazam Ali Paşa’nın görüşü, Timur’un ordusunun sayıca fazla olgunu bu orduya hemen yapılacak bir muharebenin kazanılmasının güç oldgunu söyler. İaşesinin bitmesinin ordusunun yorgun bırakılarak mücadele edilmesini ister.

Firuz Paşa’nın görüşü, Timur’un ordusu 7 yıldan beri savaşıyor iaşe sıkıntısına düşmez ayrıca Kayseri’de hasat yapmış. Ve dinlenmiş bir orduyla Anadolu’ya girmiş. (bu görüş kabul edilmiş)

Ordu sayıları çok ihtilaflı ama Timur’un ordusu 3 kat daha büyük

Fillerin kullanıldığını söyleyen kaynaklar yanlışlığa düşer. Filler 7 yıl savaşlarında kullanılmıştır. Fakat (Altınorda-Memlük)

Netice itibariyle Çubuk Ovasında Osmanlı kuvvetleri yenilmiştir.

Savaşın kaybedilme nedenleri; Sefer öncesinde ordunun yeterince motive edilmemesi (Para dağıtılmaması) (Cimri Beyazid)

Yaşanan süreçte ordunun yorgun düşmesi

Asker seçiminin stratejik olarak yanlış yapılması

Ankara Kalesine Timur’dan önce yetişilememesi.

 

Benzer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir