Osmanlı Devleti’nde İlmiye Sınıfı

Osmanlı Devleti’nde ilim çok takdir edilen bir alandı. Dolayısıyla ilmiye sınıfı çok kıymetli bir zümreyi teşkil ederdi. Ulema sadece sufi çevreleri değil, yüksek kadılık, müderrislik makamlarını da kapsar. Zira bu sınıfın tüm üyeleri medrese çıkışlıdır. Sadece Peygamber soyundan gelen Nakibi Eşraflar medrese eğitimi almadan bu sınıftan sayılırdı. İlmiye mensupları her zaman seyfiye sınıfından üstündür ve protokolde ön sırada yer alırlardı. İbn-i Kemal’ın anlatımına göre, kadı divana katıldığı zaman ayağa kalkılırdı. Ulemalar kültürel birliğe takviye sağlarlardı.

Medrese çıkışı olmayana efendi denilmezdi. İsmin sonunda efendi varsa ilmiye sınıfına mensuptur. Seyfiye sınıfı önce ağa, daha sonra paşa unvanını alırdı. Kalemiye sınıfı da çelebi sıfatını alırdı.

İlmiye sınıfı başta şeyhülislam, kazasker, kadı, müftü ve müderrislerden oluşmaktadır. Bu teşkilatın yargı, eğitim ve fetva makamı olmak üzere ilgilendiği üç ana alan vardır.

İlmiye Hiyerarşisi

  1. Şeyhülislam
  2. Rumeli Kazaskeri
  3. Anadolu Kazaskeri
  4. İstanbul Kadısı
  5. Haremeyn: Mekke-Medine Kadıları
  6. Erbaa: Edirne, Bursa, Kahire ve Şam
  7. Mahrec: Hale, Eyüp, Galata, İzmir, Selanik, Üsküdar Kadıları