Milliyetçilik ve Atatürk Milliyetçiliği

Nedir ki bu milliyetçilik kanlı savaşların ve devrimlerin müsebbibi olmuş, imparatorlukların sonunu getirmiş ve yeni devletler doğurmuş. Bu soruya cevap verebilmek için önce kelimenin kökünü açıklamak gerekir.

Millet, kavramı Arapça kökenli bir kelimedir. Kutsallık atfedilmiş bir dine inan insan topluluğunu ifade eder. Mesela Osmanlı döneminde kullanılan ve tüm Müslümanları ifade eden Millet-i Beyzâ, Hıristiyanlara ithafen, Millet-i Mesihiyye ve Osmanlı toplumundaki Müslümanları, Yahudileri, Ermenileri ve Rumları toplumlarına karşılık olarak kullanılan Millet-i Erbaa kavramı kullanılıyor.

Yani Millet, “devlet sahibi olsun olmasın, aynı dine inan, müşterek bir dili konuşan, ortak bir geçmişe sahip ve ortak bir kadere malik olan ve bir arada yaşama arzusu içinde bulunan insan topluluğudur.

Ulus ise bir devlet içinde bir arada yaşayan ahalinin tümünü ifade eder. Millet\ulus insanların bir araya gelerek oluşturdukları en geniş toplumsal örgütlenme biçimidir. Millet ve ulus kavramları günümüzde oldukça fazla birbirinin yerine kullanılmaktadır. Lakin ulus ve millet kavramları ortak bir dine bağlı olma açısından birbirinden ayrılmaktadır.

Milliyet, bir milletin parçası olmak anlamına gelir. Milliyetçilik ise bir yoldur. Kendi ırkını ve kültürünü yaşatmak hatta onu yüceltmek için yapılan çabalar ve bu yolda benimsenen ilkelerdir.

Milliyetçilik Ne Zaman Ortaya Çıktı?

Günümüzde milliyetçiliğin miladı olarak 1789 Fransız İnkılabı kabul edilmektedir. Ancak milliyetçilik her ne kadar, Fransız ihtilali sonrasında oluşan düşünce ikliminde ortaya çıktığı ve 17-18. yüzyılların bir ürünü olduğu bilinse de aslında milliyetçilik temel olarak milletlerin tarihi ile eşzamanlı olarak ortaya çıkmıştır. 1789’dan sonra bunun sadece adı konmuştur. Eski zamanlardan beri milli his ve milli dayanışma bilinci süregelmiştir. Antony Smith’e göre: “Milletler hep vardı değişen ise bunun farkına varmalarıydı.’’

M.Ö. 17 asırda Mısır’ı işgale kalkışan Hyksos Kavmi’ni, Mısır firavunlarını püskürterek yabancı milleti kovmayı başarması ilkel anlamda ilk milliyetçi hissini yansıtmaktadır.

M.Ö. 490 yılında büyük Iran Hükümdar Darius’un Yunanistan’ı istila etmek üzere saldırması üzerine Yunan şehirlilerinin milli bir bilinç sergileyerek bütünleşmesi ve memleketlerini korumaları milli hissi göstermektedir.

Orta Çağ’da Avrupa kendi içinde pek çok muhtelif unsura ayrılmış idi. Köylüler, soylular, hükümdarlar, papalar ve krallar olarak mücadele ve çekişme içindeydiler. Bu durumu düzeltmenin, tek kimlik oluşturmanın, biricik yolu bize karşı ortak bir düşman yani öteki yaratmaktı. İşte bu öteki İslam alemi seçildi. Bu şekilde İslamiyet’in bir tehdit unsuru olarak sunulmasıyla Avrupa’da insanı unsuru giderek birbirine yakınlaşmıştır. Bu durum Haçlı Seferlerinin önünü açtı. Bu biz duygusunun zaman içinde evrilmesiyle milliyetçilik ortaya çıktı.

Milliyetçilik Çeşitleri

Literatürde kabul edilen milliyetçilik çeşitlerine bakmak gerekirse Yurttaş Milliyetçiliği, Etnik Milliyetçilik, Romantik Milliyetçilik, Kültürel Milliyetçilik, Liberal Milliyetçilik, Pan Milliyetçilik, Muhafazakar Milliyetçilik. Bunlar küçük nüanslar ile birbirinden ayrılmaktadır. Şimdi gelelim bizdeki milliyetçiliğe.

Atatürk Milliyetçiliği

Atatürk milliyetçiliği ile ilgili birçok yazı okudum. Öğrendiğim bir şey var. Bunun adı Atatürk milliyetçiliği değil, Türkiye Cumhuriyeti milliyetçiliğidir. Atatürk bunu ortaya koyan kişidir. 

Peki nedir bu Türkiye Cumhuriyeti milliyetçiliği okuduğum tüm yazılarda üç aşağı beş yukarı aynı şey yazıyor. Evet, her türlü ırkçı söylemden uzak ayrımcı olmayan birleştirici ve üst kimlik oluşturmak isteyen bir milliyetçiliktir. Evet, ben Türküm diyen herkesi kabul eder. 13 Şubat 1937’de Anayasaya girmiş böylece partinin genel ilkeleri devletin genel ilkeleri haline gelmiştir. Bunlar hemen hemen herkesin bildiği şeyler bilmediğiniz bir şey söyleyeyim mi size Türk milliyetçiliğinin temelinde, ülkesini ve vatanını sevmek yatmaktadır. Bu milliyetçiliğin en iyi örneği ilkokuldan hatırlarsınız yerli mali haftasıdır. İnsanlar kendi yurdunun malini kullanmaya yöneltmek bir milliyetçiliktir ve doğru bir davranıştır. Kapitülasyonların kaldırılması, TTK kurulması, TDK kurumunun kurulması da milliyetçiliktir.  Altay tankı, Atak helikopteri milliyetçiliktir. Her şey öte nedir biliyor musunuz lüzumsun yanan ışığı kapatmaktır milliyetçilik. Ve ben böyle bir milliyetçiliğe sahip olan bir millete mensup olduğum için gurur duyuyorum. İşte bu yüzden “Ne mutlu Türküm diyene”