Milli Mücadele II

 Kuva-yi Milliye

Mondros Mütarekesi imzalanmasıyla aziz vatanın kaleleri zabt edilmiş, Tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış, silah ve cephanelerine el konulmuş, Türk milleti yorgun ve fakir bir haldeydi. İngilizlere karşı koyabilecek bir kuvvet kalmamıştı. Galip devletler tarafından vatanları işgal edildiği ve kendilerine yaşama hakkı tanınmayacaklarını gören Türkler gönüllü milis kuvvetleri oluşturarak silahlı mücadeleye girişti. Kuva-yi Milliye olarak adlandırılan bu küçük kuvvetler düşmanın ilerlemesini durdurduğu gibi düzenli ordu kuruncaya kadar Milli Mücadele’nin zaman kazanmasını sağlamıştır.

İzmir’in işgal edilmesinden 4 saat sonra Denizli müftüsü düzenlediği mitingle silahlı mücadele kararı alındı. Aynı gece halkın isteği doğrultusunda ordu eliyle silah gönderildi ve ilk milis gücü oluşturulmuş oldu.

Kuva-yi Milliye’nin ilk zaferi Aydın’ın Yunanlıların elinden alınması oldu

Dağda gezen efe ve zeybekler, asker kaçakları, suçlular, hapishaneden kaçan mahkumlar, gibi kişilerden birlikler meydana geldi.

Halkın bağışları, özel olarak alınan vergiler, ordunun yardımları ve İstanbul’da kurulan gizli örgütler sayesinde ekonomik ihtiyaçları karşılanmış.

Doğu Cephesi

3 Mart 1918 Rusya’nın savaştan çekilmesiyle (Brest-Litovsk) geri alınan Kars, Ardahan, Batum 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi ile elden tekrar çıkmıştır.

Doğu Cephesi Kumandanlığı

Doğudaki birlikler birleştirilerek Doğu Cephesi Kumandanlığı Kazım Karabekir’in kumandanlığında oluşturuldu. Yapılan operasyonla Kars Ermenilerden alınmıştır.

 

Gümrü Anlaşması (2 Aralık 1920)

Kars’ı kaybeden Ermeniler direnmenin fayda sağlamaycağını düşünerek barış istelerler.

Rusya arabuluculuk yapmış

18 maddeden oluşuyor.

Sosyalist Ermeni Hükümeti’nin onaylamamasına rağmen, Yeni Türk hükümetinin ilk siyasi anlaşması.

Sonuçları

Mondros Mütarekesi’nin sınırları fiilen geçersiz sayıldı.

Ermenilerin işgal ettiği topraklar geri alındı.

Çok miktarda silah ve cephane ele geçirildi.

Ermenilerin saldırı amaçlı asker bulundurmaları engellendi.

Ermenilerin ekonomik durumları göz önünde tutularak savaş tazminatı alınmadı

Ermeni topraklarındaki Türkleri ve Türk topraklarındaki Ermeniler hakları garanti altına alındı.

 

Afgan Barışı (1 Mart 1921)

Moskova’da bulunan Türk heyeti (Yusuf Kemal Bey, Rıza Nur) ile afgan heyeti (Mehmet Ali Han)

Mehmet Ali Han itilaf devletlerine karşı Anadolu’da yürütülen mücadeleyi desteklediklerini ifade etmesi Türk-Afgan yakınlaşmasının temelini oluşturdu.

Ankara hükümetinin izniyle Rıza Nur tarafından hazırlanan anlaşma taslağı Afganlılarca kabul edildi.

10 Maddeden oluşmuş.

Sonuçları

İki devlet birbirini resmen tanıdı.

İki ülkeden birine yapılacak muhtemel bir saldırıda ortak savunma kararı alındı.

İki ülke diğerinin anlaşmazlık içinde olduğu bir başka ülkeyle anlaşma yapmamayı kabul etti.

 

Moskova Anlaşması (16 Mart 1921)

Rusya iç karışıklıkların da etkisiyle olası dış müdahaleleri durdurmak için sınır komşularıyla ikili anlaşmalar yapma siyasetine yöneldi.

Meclisin açılmasından sonra ilk siyasi girişim Sovyet Rusya ile başlaması bu ülkeyle ilişkilerin gelişmesini sağladı.

Rusya Anadolu’da verilen müdahalenin Emperyalizme karşı olduğunu gördüğünden ilişkiler gelişerek devam etti.

Dostluk Anlaşması için Rusya’ya gönderilen Beki Sami Bey Rusların Ermenilere yönelik istek ve talepleri üzerine girişim başarısız oldu.

Bir süre sonra anlaşmazlığa neden olan konular çözümlendi ve iki ülke arasında Moskova Anlaşması imzalandı.

Sonuçları

Sovyetler Sevr’i tanımadığını ilan etti.

Kars, Ardahan, Batum Türkiye’ye; Nahcivan Azerbaycan’a; Batum Gürcistan’a bırakıldı.

TBBM imzalamadığı hiçbir anlaşmayı Rusya tanımayacaktı.

Rusya kapitülasyonların kaldırılmasın kabul etti.

Türk ordusu önemli miktarda silah ve cephane sağladı. Doğuda savaşın sona ermesi burdaki birliklerin Batı’ya kaydırılmasına imkân verdi

 

Kars Anlaşması (13 Ekim 1921)

Türkiye, Azerbaycan. Ermenistan, Gürcistan arasında

Sovyet Rusya öncülük etmiştir.

Ermeni sorunu bu anlaşmayla çözüme kavuştu.

20 Madde ve 3 ekten oluşuyor.

Türkiye adına K. Karabekir Paşa

Güney Cephesi

İngiltere Mondros Mütarekesine aykırı bir şekilde Musul ardından da İskenderun’u işgal etti. Anadolu’ya yönelerek Antep, Maraş, Urfa’ya kadar işgal sahasını genişletti.

Adana Müdafaası

 

Mondros Mütarekesinden sonra Fransızlar Dörtyol, Mersin, Tarsus, Adana, Ceyhan, Kozan, Pozantı ve Osmaniye’yi işgale başladılar.

Bu işgallerde Ermenilerin büyük rolü oldu

İstanbul hükümetinin işgallere tepkisiz kalışı üzerine halk bölgede teşkilatlanmaya başladı. (AMHC ve K:C) bölgeyi direnişe geçirdiler.

Fransızlar ile ilk silahlı mücadele Karakese köyünde köylüler tarafından başlatıldı. (Kara Hasan)

Türk birliklerin taarruza geçmesiyle Fransızlar ile Ankara Anlaşması imzalandı ve Fransızlar çekildiler.

 

Maraş Müdafaası

Urfa Müdafaası

Antep Müdafaası

 

Birinci İnönü savaşı (6- 11 Ocak 1921)

Anadolu’da çıkan isyanlarla mücadele edildiği bir sırada Yunanlılar bu fırsatı değerlendirerek 6 Ocakta Afyon ve Eskişehir üzerinden saldırıya geçtiler. Türk ve Yunan ordusu 9 Ocakta İnönü mevzilerinde karşılaştı. Asker ve silah gücüne rağmen Yunanlılara karşı önemli bir direniş gerçekleşti. Ancak kayıpların artmasıyla İsmet Paşa 11 Ocakta geri çekilme emri verdi. Savunma hattı Eskişehir’e çekildi. Bu esnada Yunanlıların da mevzilerinden çekildikleri fak edildi. Bu nedenle savunma kısmende olsa başarılı olmuştu. Bu durum bütün ülkeyi sevince boğdu. Bu başarının ardından Fransa ve İtalya Ankara hükümeti aile ilişkilerini yumuşattı. Türk Sovyet ilişkileri anlaşma ile sonlandırıldı. İtilaf devletleri Ankara hükümetini daha çok dikkate almaya başladığı gibi Londra konferansına davet edildi ve serv anlaşmasını maddelerini yeniden ele almaya karar verdiler.

 

Londra Konferansı (21 Şubat- 12 Mart 1921)

Ankara hükümetinin Yunan ve Ermenilere karşı askeri başarısı diplomatik kazanımlarımda beraberinde getirdi. Bu gelişmelerden tedirgin olan ittifak devletleri Sevr anlaşmasının uygulanması konusunda ümitsizle kapıldılar. Bu sebeple Sevr anlaşmasında bazı değişiklikler yapmaya karar verildi. Netice itibariyle Türkler konferansa çağrıldı görüşmelerin görünürdeki neden Anadolu’daki Türk-Yunan sorunu olarak gösterildiyse de geçek sebebi Sevr’i Ankara Hükümetine kabul ettirip yürürlüğe sokmaktı.

Ankara hükümetine Konferansa davet İstanbul hükümeti aracılıyla gelince başta Mustafa Kemal olmak üzere tepki almış ve özel olarak davet gelinceye kadar katılmama kararı alındığı gibi geç kalınma durumunun yaşanmaması içinde Bekir Sami Bey ve heyeti yola çıkarıldı fakat özel davet gelinceye kadar konferansa katılmamaları hususu dile getirildi.

12 Mart tarihinde bir anlaşmaya varılamadan konferans dağıldı. Nedeni ise değiştirilen anlaşma maddeleri Ankara’nın beklentilerinden çok uzak olmasıydı. Bekir Sami Bey hazır bulunan devlet idarecileriyle ikili anlaşmalar yaptıysa da Ankara hükümetinin onayı olmadığından Bekir Bey sıkıntıya düştü. Anlaşma yapılamamasına rağmen bu durum Ankara hükümetinin lehineydi. Çünkü Yeni hükümetle masaya oturuldu ve tüm dünya misakı milliyi tanıdı. Ayrıca Tevfik Paşa’nın Türk milletini temsil yetkiyi Ankara hükümetine bırakması siyasi açıdan son derece önemliydi.

 

İkinci İnönü Savaşı (23 Mart 1 Nisan 1921)

Milli mücadelenin en önemli ve en kritik zaferlerinden

Yunanistan’da işbaşına geçen Konstantin Sevr Anlaşmasını Türklere imzalatmak için harekete geçti.

23 Martta ilerlemeye başlayan yunan ordusu ile 27 Martta şiddetli çatışmalar yaşandı.

Güney Cephesinden Batı Cephesine kaydırılmış birliklerin gelmesiyle 31 Martta karşı bir saldırı yapıldı. Yunanlılar daha fazla dayanamayıp geri çekildiler.

“siz orada yalnız düşmanı değil, ulusun makûs talihinizde yendiniz”

Bu zaferin askeri, siyasi ve psikolojik olarak Milli Mücadeleye önemli katkıları oldu.

Fransa Zonguldak ve çevresindeki işgale son verdi.

İtalyanlar Anadolu’yu terk etti.

Sovyet birliği askıya aldığı yardımları göndermeye başladı.

İngiltere’nin Ankara Hükümeti’ne olan tutumu değişti. Malta’da bulunan Türk esirleri serbest bıraktı.

Meclis ve ülkede büyük sevinç yaşandı.

 

Dumlupınar ve Aslıhanlar Muharebeleri

 

Kütahya Eskişehir Muharebeleri

 

 

 

 

Tekâlifi Milliye Emirleri (7-8 Agustos 1921)

 

Mustada Kemal Paşa Meclisten aldığı başkomutanlık yetkisine dayanarak tekalifi Milliye emirlerini yaydı. 10 Madden oluşan emirler özetle şöyle;

  • Her ilçede bir komisyon kurulacak be bu komisyon istenen malları toplayarak belirtilen cepheye gönderecek.
  • Her hane bir kat çamaşır, bir çift çorap, bir çift çarık hazırlayıp komisyona göndericek.
  • İşe yarar malzemenin %40 sonradan ödenmek koşuluyla devlet el koyabilecek.
  • Ordunun ihtiyaç duyduğu her türlü taşıt ayda bir kez 100 km geçmemek üzere orduya ait malzeme taşıyacak.
  • Halk elinde bulunan silahları komisyona teslim edecek.
  • Ülkeyi terk etmiş olanların mallarına devlet el koyabilecek.
  • Komisyonlar başarılı çalışmalar yaptı bu kanunla ordunun ihtiyaçları kıza zamanda karşılandı.

 

 

Sakarya Meydan Savaşı

 

 

 

Başkomutanlık Meydan Muharebesi

 

Sakarya Zaferinden sonra Yunanlılar zor durumda kaldılar Yunan başbakanı bunalımı önlemek için Fransa ve İtalya’ya ziyarette bulunup yardım istediyse de bu istedi kabul edilmedi. Bu durum krizi iyice büyüttü.

İtilaf devletleri aracılığıyla uzlaşma saklanılmaya çalışıldı. Fakat Sevr ’den vazgeçmedikleri görüntüsünden dolayı Türk tarafı kabul etmedi.

Diplomatik alandaki faaliyetlerin neticesinde bir sonuç alınamaması saldırıyı zorunlu kıldı. Bundan dolayı askeri hazırlıklar arttırıldı.

Büyük Taarruzdan önce önemli bir sorun Başkomutanlık yetkisinin uzatılması sorununda yaşandı. Ve süresiz olarak uzatıldı.

Mustafa Kemal ve İsmet İnönü Genel taarruz için acele edilmemesinden yanaydılar.

Saldırı için planlanan şartların oluşturulması için hazırlıklar yapıldı.

  • 100 Bin asker 200 Bine çıkarıldı. Geri kuvvetler ile 300 bin
  • Askeri teçhizat çoğaltılıp, kuvvetlendirildi.
  • Ordunun savaş kabiliyeti tatbikatlarla artırıldı.
  • Batı cephesi komutanlığı Nurettin ve Yakup Paşalar arasından ayrıldı.
  • Subay yetiştirilmeye çalışıldı.
  • Büyük Taarruz içini ek vergiler çıkarıldı.

Sonuç olarak bu hazırlıklara rağmen Türk ordusu asker ve teçhizat bakımından Yunan ordusu seviyesine getirilemedi.

Taarruz için planlar çok gizli tutuldu.

6 Ağustos’ta ordulara gizli olarak hazır olma emri verildi.

26 Ağustos 1922’de Kocatepe’de 4.30 sularından savaş Türk topçularının ateşiyle başladı.

1Eylülde Kütahya ve uşak düşmandan temizlendiği gibi Trikopis ve 5000 askeri teslim olmak zorunda kaldı.

30 ağustos 1922’de yapılan savaşı bizzat Mustafa Kemal yönettiği için Başkomutanlık denildi.

İsmet paşa orgeneral Fevzi paşa Mareşal rütbesi verildi.

İngiltere ve Yunanistan’ın Türk topraklarındaki hayalleri sona erdi.

 

Mudanya Anlaşması (11 Ekim 1922)

* Dumlupınar Üniversitesi, Fen-Edebiyat fakültesi, Tarih bölümü, Lisans öğrencisi, Kütahya, erdem.celik1@hotmail.com.

[1] Prof. Dr. Abdullah İlgazi, Doç. Dr. Necati Aksanyar, Yrd. Doç. Dr. Mustafa Bıyıklı, Atatürk ilkeleri ve İnkılap Tarihi, Matsis matbaa hiz., 4. Baskı, İstanbul, Ekim 2013, Muhtelif yerleri.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir