Milli Mücadele I Ders Notları

Mondros Mütarekesi

Mondros Mütarekesi, Osmanlı ve İtilaf devletleri arasındaki savaşı sonra erdiren, ateşkes antlaşması, 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Adası’nın Limni limanındaki Agemmnon adlı İngiliz zıhlısında imzalandı.

Osmanlı Ordularının cephelere başarısız olması doğrultusunda hükümetin başına yeni geçen İzzet Paşa bir mütarekenin elzem olduğunun farkındaydı. Ancak mütareke için yürüttüğü çabalar sonuç vermedi. Bu sıkıntılı zamanda, daha önce Kut-l Amara’da esir alınan ve Büyük Ada’da esaretini geçiren, İngiliz General Townshend barış görüşmeleri için arabuluculuk rolünü talep etti. Kendisi anılarında esareti sırasındaki iyi tutum ve iyi şartlardan dolayı Türklere teşekkür için bu görevi talep ettiğini yazmıştır. İsteği memnuniyetle kabul edilen Townshend, İngilizlerle görüşmeleri başlatmak için İstanbul’dan ayrıldı. Ancak İngilizler, General Townshend tarafından götürülen teklifi kabul etmediler. Müzakerelerin Akdeniz filoları komutanı Sör Amiral Calthorpe ile yürütülmesini istediler. Bunun üzerine müzakereleri yürütecek heyetin kararlaştırılması hususunda problem ortaya çıktı. Padişah, Damat Ferit taraftarıyken İzzet Paşa ve Townshend ise Rauf Bey’in gitmesini istiyordu. Kısa bir krizden sonra Padişah geri adım atı. Rauf Bey ve yanında ki heyete Osmanlı isteklerini içeren 8 maddelik bir talimatname verildi. Bu talimatname özetle: Boğazların, İtilaf devletlerinin ticaret ve savaş gemilerine açık olacağını (Yunan gemileri hariç), mütareke sınırlarının ihlal edilmemesi ve ülkenin herhangi bir yerine asker çıkarılmamasını içeriyordu.   Yola çıkan Osmanlı heyeti Peykişevket isimli savaş gemisiyle Bandırma’ya geldi. Buradan tren yoluyla İzmir’e geçtiler. Buradan da Liverpool adlı kruvazör ile görüşmelerin gerçekleşeceği Mondros Ada’sının Limni limanındaki Aggememnon adlı İngiliz zırhlısına 27 Ekim günü ulaştılar. 30 Ekim 1918’de Mütareke metni imzalandı. Rauf Orbay anılarından metni imzalamak zorunda kaldığını aksi taktirde Amiral Calhorpe’nin donanmasıyla İstanbul’a gireceğini yazmıştır. Osmanlı’nın idam fermanı olan Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasıyla Osmanlı topraklarının işgalleri hızlanmaya başlamıştır.

 

Mondros Mütarekesi Sonrasında Yaşananlar

 

Mütarekeyi izleyen günlerde Enver, Talat, Cemal Paşa’nın ülkeyi terk etmesinden sonra geniş çaplı bir kriz yaşandı. İttihatçı üyelerin kabinedeki konumları sarsıldı. Gelişmelerin ardından kabinede revizyon yapılması gündeme geldi. Ancak bunun yeterli olmayacağı düşünüldü ve İzzet Paşa kabinesi toptan toptan istifa etmek zorunda kaldı. Yeni hükümet Tevfik paşa tarafından kuruldu. Tevfik Paşa’ mütareke hükümlerinin uygulanması için çalışmalarda bulundu. Bunun için Galip Kemal başkanlığında bir komisyon dahi kurdurdu.

Bu gelişmeler yaşanırken İtilaf Devletleri gemileri İstanbul önlerine geldiler. İngiliz Amiralinin Rauf Bey’e verdiği sözün aksine Yunan gemileri de İstanbul önlerindeydi. Tüm bu olup bitenlere tepki gösteren Meclis-i Mebussan 21 Aralık 1918 de padişah tarafından barış görüşmeleri neticeleninceye kadar kapatıldı. Böylece Arap vekiller vasıtasıyla Arap vilayetlerle olan bağlantı da kesilmiş oldu

Mütarekenin Uygulanmasına Tepkiler

 

Savaşın sonunda Osmanlı tarafında kimse iyi bir tablo beklemiyordu. Ancak mütareke şartları çok rahatsız ediciydi. Mütareke metni açıklandığı zaman uzun bir süre endişeye ve üzüntüye neden oldu. Mütareke metni oldukça ağır olmasına karşın gerek hükümet gerekse de padişah tarafından ciddi bir tepki gelmedi. Rauf Bey “Mütarekenin şartları oldukça ağırdı bununla beraber bunları sadakatle yerine getirmeye çalışacağız” söyleminde bulundu. Mütarekeye tepki gösteren Yıldırım Orduları Grubu dağıtıldı ve Mustafa Kemal Harbiye nezareti emrine alındı. Ancak İtilaf Devletleri’nin iyi niyetli olmadıkları çok kısa zaman sonra anlaşılacaktır.

Paris Konferansı (18 Ocak 1919)

 

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra galip devletler aralarındaki sıkıntıları çözmek için 18 Ocak 1919’da Paris’te toplandı. Konferansın göründeki toplanma nedeni sürekli barış ortamının sağlanması olarak gösterilse de gerçek neden galip devletlerin çıkarları ve istekleri doğrultusunda düzenlemelerin yapılması idi.  Konferansa İttifak Devletleri’yle savaşma kararı almış 30 ülkeden 70 üzeri kişi katılmıştır. Görüşmelere bilhassa ABD, İngiltere, Fransa, İtalya ve Japonya söz sahibi olmuşlardır. Wilson ilkelerine karşı olmamak için sömürge yerine manda, savaş tazminatı yerine bakım ve onarım masrafı ortaya çıkmıştır. Bu konferansta ayrıca Osmanlı topraklarının nasıl paylaştırılacağı tartışıldı. Ancak tam bir karara varılması uzayınca itilaf devletleri barış antlaşmasının imzalanmasını beklemeden işgallere başladılar. Konferansın en önemli sonucu Milletler Cemiyeti’nin oluşturulması olmuştur.

 

İngiliz İstekleri

 

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere genel olarak Osmanlı Devleti’nin parçalanması taraftarıydı. İngilizler sömürgelerini ve sömürge yollarını Bilhassa da Hindistan’ güvende tutmak istiyorlardı. Zira Rusya’da meydana gelen 1917 değişiminden ve bu değişimin Anadolu başta olmak üzere çevre ülkelere yayılmasından endişeliydiler. Ayrıca Anadolu’da başlatılan kurtuluş mücadelesinin başarıya ulaşması sebebiyle bunun kendi sömürgelerine ilham vermesinden korkuyorlardı. Bu tehlikeleri ortadan kaldırmak için Rusya’yı etkisizleştirme, Türkiye’yi de yok etme strateji izledi.

Diğer taraftan Türk-Rus yakınlaşmasından rahatsız olan İngilizler, Ermenistan mandasının ABD’ye verilmesine yönelik çalışmalar içindeydi. Ayrıca kendi menfaatleri doğrultusunda Ermeni propagandalarına yardımcı oldular.

Özellikle Irak’taki petrol yataklarına göz dikmiş olan İngiltere Kütleri ve Arapları kendi çıkarlarına uyacak şekilde ayaklandırma gayreti içinde girdi.

İngiltere’nin özellikle Türkiye’nin güney doğusunu istemesinin altında bölgenin petrol zenginliği yatmaktaydı. Musul, İskenderun,  Çukurova, Antep, Maraş gibi stratejik noktaları ele geçirdiler.  Diğer taraftan bölgeye gönderdikleri iki savaş gemisiyle Kars, Ardahan ve Batum’u boşalttırıp buraları işgal ettiler. Tüm bunların yanında Anadolu’da Milli Mücadele’ye karşı İstanbul Hükümeti’ni destekleyerek iki başlılık oluşturmaya çalışıyordu. Zira bu desteklerinde samimi bir yaklaşım yoktu. Ayrıca Anadolu’ya yönelik bir başka faaliyeti ise bir takım gizli anlaşmalarla politik olarak Anadolu’da İtalyan ve Yunan işgallerine destek veriyordu.

 

Fransız İstekleri

 

Fransa’nın Anadolu’da siyasi, kültürel, dini, askeri menfaatleri bulunuyordu. Türkiye’de diğer devletlere göre çok daha fazla nüfuzu olduğu gibi Türkiye’den alacaklı ülkeler arasında % 60’lık oranla listenin başını çekmekteydi. Bu yüzden Olası bir ekonomik kayıptan endişeliydi. Ayrıca Anadolu Fransa için çok önemli bir pazardı.

Fransa’nın, Osmanlı’ya yönelik politikasında iki görüş bulunuyordu. Birincisi Osmanlı tahtı tasfiye edilip devlet tamamen paylaşılacak ve Milletler Cemiyeti’nin mandası halinde yönetilecekti. İkinci olarak da Osmanlı toprak bütünlüğü ve Saltanat korunacak ancak devlet İtilaf Devletleri’nin mandası olacaktı.

Ayrıca Sykes-Picot Antlaşması’na bakıldığında bazı bölgeleri hedeflediği görülüyor.

 

Azınlık Cemiyetleri ve Faaliyetleri

 

Birinci dünya savaşından sonra itilaf devletleri azınlıkların yıkıcı faaliyetlerine açık bir şekilde desteklemeye başladılar. Devletin zayıflamasına paralel olarak yıkıcı ve zararlı cemiyetlerin faaliyetleri de arttı. Zamanla bu faaliyetlerin yerini katliamlar almaya başladı.

 

Rumların Kurdukları Ermenilerin Kurdukları Mandacı ve Ayrılıkçı Cemiyetler
Etnik-i Eterya Cemiyeti Hınçak Komitesi İngiliz Muhipler Cemiyeti
Mavri-Mira Cemiyeti Taşnaksutyun Komitesi Wïlson Prensipleri Cemiyeti
Pontus Cemiyeti Kürdistan Teali Cemiyeti
Kordus Komitesi. Hürriyet ve İtilaf Fırkası
Fener Rum Patrikhanesi Teali-i İslam Cemiyeti
Sulh ve Selamet-i Osmaniye
Kuva-yı İnzibatiye
Rumların Kurduğu Cemiyetler

 

Megali İdea’yı gerçekleştirmek için Türkiye’de ki Rumlar kullanılarak çeşitli cemiyetler kuruldu. Rum Patriği tarafından desteklenen bu cemiyetler silahlı çeteler oluşturarak Müslümanları bölgeden uzaklaştırmaya çalıştılar.

 

  1. Etniki Eterya Cemiyeti

 

Etniki Eterya (Milli Ortaklık) Cemiyeti, 16 Ocak 1814 Tarihinde temelleri atıldı. Türkiye içinde ve dışında yaşayan Rumları Türkler aleyhine harekete geçirerek Yunanistan’ın bağımsızlığını sağlama amacındaydı. 1821’ deki Mora isyanın çıkmasını ve bunun sonucunda Mora ve adaların Osmanlı hakimiyetinden çıkmasını sağladılar. Yunanistan bağımsız olmasıyla amaçlarına ulaştılar. Bundan sonra Yunan topraklarını genişletmeyi hedeflediler. Ayrıca bu cemiyet Karadeniz Bölgesi’nde Pontus Devleti kurulması fikrini de canlandırmıştır.

 

  1. Mavri Mira Cemiyeti

 

Mavri Mira Cemiyeti İstanbul’daki Fener Rum Patriği tarafından kuruldu. Megali İdea’yı prensip olarak belirleyen bu cemiyet Rumların yaşadığı çevreler silahlı çeteler kurup Türklerin katledilmesine yol açtılar. Böylelikle olası Yunan işgaline zemin hazırladılar.

 

  1. Pontus Cemiyeti

 

  • Pontus, eski Yunanlıların Karadeniz bölgesine verdikleri isim
  • Merzifon kolejinde kurulmuştur.
  • Amacı büyük Yunanistan’ı kurmak bu amaç için Türk köylerini basmışlardır. Samsun kurmayı planladıkları devletin başkenti olarak düşünülmüştü.
  • Lozan anlaşmasından sonra topraklarımızdan çıktılar.

 

  1. Kordus cemiyeti

 

  • Rum Muhacirleri Merkez Komisyonu
  • Patrikhane ve Yunanistan tarafından 1919’da İstanbul’da kuruldu
  • Sınırımızda ki Rum nüfusunu arttırmaya yönelik çalışmışlarda bulunmuştur
  • İnsani yardım adı altında çok sayıda silah ve mühimmatı bölgeye sevk etmiştir..

 

  1. Fener Rum Patrikhanesi

 

 

  • Patrikhane Devlet otoritesine zarar verici faaliyetler yapar.
  • Fatih döneminde patrik vezirlerle bir tutuldu. Ancak 17 yüzyılda siyasetle uğraşıp merkezi otoriteye zarar verecek davranışlar içine girince ayrıcalıklarına sınırlama getirildi. Yunanistan’ın bağımsızlığını kazanmasıyla Bizans’ı diriltme hayalleri kurdu. Bu amaçla Rum çetelerine destek verdi. Lozan ile siyasi faaliyetleri yasaklandı.

 

 

 

Ermenilerin Kurduğu Cemiyetler

 

  1. Hınçak komitesi

 

Hınçak Komitesi 1887 senesinde Avedis Nazarbekian önderliğiyle Rus uyruklu Ermeni gençler arasında kuruldu. İlk olarak Osmanlı topraklarında Ermeniler arasında dayanışma ve yardımlaşmaya yönelik çalışmalar yaptı. Bu doğrultuda Osmanlı topraklarında birçok şube açtı. Daha sonra ise Osmanlı Devleti’ne karşı eylemlere girişti. Öyle ki İttihat ve terakkiyi Abdülhamit’e karşı desteklediler. Çıkardıkları Hınçak gazetesini propaganda aracı olarak kullandılar.

 

 

  1. Taşnaksutyun Komitesi

 

Esas adı Ermeni İhtilal Birliği olan bu cemiyet 1980 yılında Tiflis’te kuruldu. Birinci Dünya Savaşı’nda Rusya’nın yanında yer aldı. İsyanlarla bağımsız bir Ermeni Devleti kurmaya çalıştı. Doğu cephesin deki kesin zafer ile amaçlarına ulaşamadı.

 

Mandacı ve Ayrılıkçı Cemiyetler

 

Azınlıkların dışında kurulan bazı ayrılıkçı gruplar daha vardı. Bunlar kimi zaman yabancılar kimi zaman da İstanbul Hükümeti doğrultusunda hareket etmekteydiler.

 

  1. İngiliz Muhipler Cemiyeti

 

  • İngilizlerin desteğiyle 20 Mayıs 1919’da kuruldu.
  • Ülkenin içinde bulunduğu durumun İngiliz mandasına girerek çözüme ulaşacağını savunmuşlardır.
  • Üye sayısı 50 bin olmuş ve İstanbul isminde gazete çıkarmışlardır.
  • Sait Molla ve Rahip Frew
  • Amaca başlangıçta Türkiye’de İngiliz taraftarlını yaymak daha sonra düşmanca bir tutum içine girdi.
  • Büyük zafer sonrasında ortadan kalktılar.

 

  1. Wilson Prensipleri Cemiyeti

 

  • 14 Ocak 1919’da kuruldu
  • Amerika’ya bağlı olunca huzur ve refahın sağlanacağını görüşünü savundular.
  • Erzurum ve Sivas kongresinde tartışılıp kabul görmemiştir tam bağımsızlık fikri kabul görünce ortadan kalkmıştır

 

 

 

  1. Kürdistan Teali Cemiyeti

 

  • Osmanlı ayan meclisi üyesi Seyyit Abdulkadir Efendi tarafından 1919’ da İstanbul’da kuruldu.
  • İlk defa Kürtleri ayrı bir cemiyet olarak kabul gören Wilson prensipleri dâhilinde ayrı bir devlet kurmak amacıyla hareket etmişlerdir.
  • Kendilerini Kürtlerin temsilci kabul ediyorlardı.
  • Kürdistan ve Jin isimli gazeteler çıkardılar.
  • İngilizlerin çıkarları doğrultusunda hareketler izlediler.
  • Sevr anlaşmasını uygulanmasından yanaydılar
  • TBMM’nin açılmasıyla ortadan kalktılar.

 

  1. Hürriyet fe İtilaf Fırkası

 

  • İlk olarak 21 Kasım 1811’de kuruldu
  • En büyük amacı İttihat ve Terakkiyi ortadan kaldırmak.
  • Damat Ferit paşa iktidarı döneminde altın çağını yaşamıştır

 

  1. Teali-i İslam

 

  • İskilipli Atıf Hoca liderliğinde 19 Şubat 1919’da kuruldu.
  • Hürriyet ve İtilaf Fıkrasının yan kuruluşu mahiyetinde.
  • Dini ağırlıklı bir propaganda yürüttüler.
  • Tüm Müslümanları İstanbul’ da ki halifenin etrafında toplayıp birlik ve beraberliği sağlamayı amaçlıyorlardı.
  • Atatürk’e ve Milli mücadeleye karşıydılar.
  • Liderleri 1925 İstiklal Mahkemelerinde idam cezası alarak yargılandı.

 

  1. Sulh ve Selameti Osmaniye Fırkası

 

  • Ocak 1919’da kuruldu.
  • İttihat ve Terakki yönetimine şiddetle karşıydılar
  • İzmir’ de il örgütün Hasan Tahsin kurar fakat anlaşmazlıklar nedeniyle ayrılır.

 

  1. Kuva-yı İnzibatiye

 

  • İstanbul’da Süleyman Şefik paşa tarafından kuruldu.
  • Hilafet ordusu olarak da bilinir.
  • İngilizlerin maddi desteğiyle kuruldular.
  • Kuvay-ı Milliye hareketini çökertip padişahın otoritesini sağlama amacındaydılar.
  • Düzenli ordu birlikleri karşısında dayanamayıp dağıldılar.

 

 

Milli Teşkilatlar ve Cemiyetler

Ülkenin İçinde bulunduğu olumsuz koşullar karşısında bir takım insanlar kurtuluş çare ve çözümlerini arayıp bu amaç için faaliyetler yürütmüşlerdir.

 

  1. Kars Milli Şurası

 

  • İlk Milli teşebbüstür 5 Kasım 1918’de kuruldu,
  • Üç tane büyük kongre gerçekleştirmiş
  • İkinci kongrede Batum, Iğdır, Ahaskayı içine alan bölgede geçici hükümet kurmuşlar.
  • Ancak parlamentoları İngilizler tarafından basılıp dağıtılmıştır.

 

  1. İzmir Müdafaa Hukuk cemiyeti

 

  • İzmir’in İşgal edileceği duyurulduktan sonra kuruldu
  • Amacı Yunan ilhakını önlemek.
  • Wilson prensipleri dâhilinde İzmir’in Türk olduğun ve işgal edilemeyeceğini duyurmaya çalıştırlar.
  • İşgal başlayınca Anadolu’ya geçmeye başladılar.
  • Reddi İlhak Beyannamesi’nin hazırlanmasında ve Reddi İlah cemiyetinin. Kurulmasında önemli rol üstlendiler
  • Reddi İlhak işgalden bürgün önce yaptığı toplantıda itilaf devletlerinin nezdinde Yanan işgalleri Protesto etmek ve bütün illere çağrıda bulunarak ulusal direnişe davet ettiler.

 

  1. Adana Müdafaa Hukuk Cemiyeti

 

  • Adana ve çevresinin Fransızlara verileceği söylentisi üzerine Adana’nın ileri gelenleri tarafından 21 Aralık 1918’ de kuruldu.
  • Kilikya cemiyeti yayınladığı nizamnamede bölgenin büyük çoğunluğunun Türk olduğunu vurguladı.

 

  1. Trabzon Muhafaza ve Müdafaa Cemiyeti

 

  • 12 Şubat 1919’da Trabzon ve çevresinde ki ermeni ve Rum faaliyetlerine karşı kuruldu.
  • İstikbal gazetesi yayın organıydı.
  • Erzurum kongresinin toplanmasında büyük payı vardır.

 

 

  1. Vilayet-i Şarkiye Müdafaa hukuk

 

  • Mondros Mütarekesi’nin 24. Maddesi gereği Erzurum, Van, Diyarbakır, Sivas, Harput ve Bitlis’in işgal edilme ihtimaline karşın doğmuştur.
  • Erzurum Kongresi’nin toplanmasında büyük pay sahibidir.

 

 

 

 

 

  1. Trakya-Paşaeli Müdafaa

 

  • Doğu Trakya’ya Fransızlar girip burada güvenliği sağlayıp önemli mevkiler ele geçirdikten sonra bölgeyi Yunan güçlerine devir etmişlerdir.
  • Buna karşın bölgenin Sosyo-Kültürel açıdan Osmanlıya bağlı olması gerektiğini savundu ve Trakya’nın Yunanlılara verilmesine karşı çıktı.

 

  1. Millî kongre cemiyeti

 

  • 29 Kasım 1919’da İstanbul’da Göz doktoru olan Esat Bey’in başkanlığında toplanan 50 parti ve dernek ile kuruldu.
  • Milli birlik ve beraberlik amacıyla tüm milli fırka ve cemiyetleri tapalayıp ortak bir mili mücadele yürütme edasıyla kuruldu ancak beklenilen birliktelik gerçekleşmedi

 

  1. Milli Ahrar Fırkası

 

  • 4 Mayıs 1919’da kuruldu.

 

  1. Mili Türk Fırkası

 

  • Türkçülük akımını sürdürmek için 1919’da kuruldu

 

  1. Teceddüt Fırkası

 

  • İttihat ve terakki Fırkasının devamı niteliğinde
  • Tanınmış ittihatçılar tarafından 9 Kasım 1919’de kuruldu
  • Teceddüt gazetesi yayın organı
  • Kemal Paşa’nın bu Fırkaya üye olduğu ille ilgili asılsız idealar çıktı

 

 

  1. Karakol Cemiyeti

 

  • Kara kemal ve Kara Vasıf’ın çabalarıyla Kasım 1918’ de kuruldu.
  • Düşman işgallerine direnmek amacıyla gizli ve silahlı bir yapılanmaya gitti.
  • Kurduğu Menzil Hattı Teşkilatı ile Önemli kişilerin İstanbul’dan. Anadolu’ya geçmesini sağladı.
  • Zabıtan ve Yavuz grupları olarak ikiye ayrıldıktan sonra dağlıdırlar.

 

  1. Osmanlı Hürriyet Perver Avam

 

  • Kurucularının tümü eski ittihatçılar
  • Çoğu milletvekili olduğu için faaliyetlerini meclis çatısı altında gerçekleştirdiler.
  • Minber gazetesi yayın organı olarak kullanıldı Atatürk bu gazeteye yazıları ile destek verdi.
  • Damat Ferit Paşa’nın almış olduğu karar doğrultusunda kapatıldı.

 

  1. Saltanat Şurası

 

  • Padişahın savaş ve barış kararları gibi önemli konularda kara vermek üzere devletin ileri gelenlerini topladığı faaliyet.
  • 26 Mayıs 1919’da toplanan şura Amerikan mandası, Paris konferansı, Meclis-i Mebussan hakkında konuştuktan sonra somut bir adım atamadı.
Milli Mücadele’ye Hazırlık

 

  • Mütareke imzalandıktan sonra itilaf devletlerinin kötü niyetleri belli oldu muhtemel bir barış anlaşması imzalanmadan işgal alanlarını genişletme yoluna gittiler.
  • İstanbul hükümeti işgallere tepkisiz kalarak yeni bir savaşa neden olucak tutumlaar izlememeleri konusunda toplumu uyardı.
  • Tüm bu olan bitenlerin ardından İstanbul hükümetinden bağımsız örgütlenme ve protesto faaliyetleri başladı.
  • İttihat ve tarak ki yönetimin muhtemel bir yenilginin ardından mücadeleye devam edebilmek için orduya ait silahları sakladığı şeklinde bilgiler mevcuttur.
  • İlk olarak siyasi alanda teşkilatlandıktan sonra Kuvayı Milliye olarak askeri alanda teşkilatlanırmıştır.
  • Bu dönemde Osmanlı topraklarında yaşayan Yahudiler ve kürtler bilinçli olarak ingizler tarafından toprak vadiyle kandırılmıştır.
  • Karargâh-ı Umumi: Birinci Dünya savaşı sırasında seferberlik hizmetlerini düzenli bir şekilde yerine getirilmesi amacıyla Enver Paşa’nın istedi üzerine kurulmuştur.

 

 

 

 

Yıldırım Orduları Grubu

  • Halep toplantısından sonra padişahın onayı ile kuruldu.
  • Kuruluş amacı Bağdat’ı geri almak bunun mümkün olmayacağı anlaşılınca Suriye-ırak, Filistin cephelerini savunma görevini yapmışlar.
  • Moudros mütarekesinin 19. maddesi gereği tüm alman personelinin sınır dışı edileceği için Liman van Sander görevden alınarak Mustafa Kemal Paşa göreve başlamıştır
  • 31 Ekim 1918 de Adana’da göreve başlamış 8 gün sonra yıldırım orduları lağvedildi.

 

 

 

 

Mütareke imzalandığı sırada Atatürk Adana’da Yıldırım orduları grubu birliğinin başında

Atatürk mütarekenin uygulanmasıyla ilgili hükümetle ters düştü ve özellikle karaya asker çıkarmayla ilgili bir hükmün bulunmadığını vurgulamıştır.

Adana da bir takım önlemler almaya çalışıyordu.

Harbiye nezareti ile yazışmalarını sürdürüp askeri önlem almaya davet etti

Toros tünelinin önemini hatırlattı.

Adana ve İskenderun yöresinin işgaline karlı çıktı

Faaliyetleri sonucunda Yıldırım Orduları grubu Lağvedildi. Ardından İstanbul’a döndü

13 Kasım 1918 den Samsuna gideceği 16 Mayıs 1919 ‘a kadar İstanbul’da Mütareke metinlerini ve uygulamalarını eleştirdi (Minber)

Aralık 11’ de meclisi Vükela kararıyla ülke 10 bölüme ayrılarak bunların başına yüksek yetkilerle donatılmış idari ve askeri müfettişler tayin edildi. Bunlar bölgelerinde ki her türlü sorunu çözmekle sorumluydular.

Atatürk Orta Karadeniz civarına, Samsuna bu Müfettişlerden biri olarak atandı 16 Mayıs Yıldız sarayında ki törene katıldıktan sonra Bandırma vapuru ile yola koyuldu. vapur İngilizler tarafından kız kulesi yakınlarında çevrildi gemide ki heyet Barış birliğinden çok Savaşçı bir mahiyette olduğu için İngilizler kısa süreli tereddüt yaşasalar da Padişahın ve Damat Ferit’in onayı olduğu için güven duyarak gemi yoluna devam etmesine izin verildi.

25 Mayıs 1919 ‘ da Karargâhını havzaya taşıdı. (Güvenli ve idari sebepler için)

28 Mayıs 1919 Havza genelgesi

  • Milletin uyarılması harekete geçirilmesi protesto faaliyetleri ve mitinglerin tertip edilmesini ayrıca ordunun milli mücadeleye vereceği desteğin öneminin altını çizdiler.
  • Faaliyetleri neticesin de Paşa’nın İstanbul’a ‘a çağrılmasına sebep oldu.

 

13 Haziran 1919′ da Amasya ya geçti

Amasya’da Hacı Tevfik Efendi ile büyük bir kalabalık tarafından karşılanır.

Rauf Orbay, Refet Bey, Ali Fuat Beyin katılımlarıyla 21/22 Haziran gecesi Abbas Bey’ e genelge yazdırılır ve Kolordu ve tümen komutanlarına gönderilmiş ayrıca valilikler bu durumdan haberdar edilmiş.

Amasya genelgesi milli mücadele programı ilk defa ortaya konuldu, Milli egemenlikten bahsedilmiş ve milli iradeye dayalı bir devletin kurulacağı satırlarda gizli bir şekilde ifade edilmiş.

 

Kongreler
Erzurum Kongresi

 

Atatürk Tokat’a varır varmaz telgrafhaneyi gözaltına aldırır Tokat ta bir gün kaldıktan sonra Sivas’a geçer Sivas a doğru yola çıktıktan 6 saat sonra şimdi Sivas’a doğru yola çıktı haberini göndertir.

8/9 Temmuz gecesi resmi görevine son verilir.

İngiliz yarbay alfred rawlinin engelleme çalışmaları başarısız oldu

10 Temmuz’ da toplanması gereken kongre 23 Temmuz’da gösterişsiz bir okul salonun ‘da toplanıldı.

  1. Kolordu komutanına Atatürk’ü tutuklaması için emi geldiyse de gerektiği biçimde cevap verildi.

Temsil heyeti seçildi

Bölgesel bir kongre olarak planlandı Paşa’nın katılımıyla milli bir niteliğe büründü

 

 

 

* Dumlupınar Üniversitesi, Fen-Edebiyat fakültesi, Tarih bölümü, Lisans öğrencisi, Kütahya, erdem.celik1@hotmail.com.

[1] Prof. Dr. Abdullah İlgazi, Doç. Dr. Necati Aksanyar, Yrd. Doç. Dr. Mustafa Bıyıklı, Atatürk ilkeleri ve İnkılap Tarihi, Matsis matbaa hiz., 4. Baskı, İstanbul, Ekim 2013, Muhtelif yerleri.