Kavalalı Mehmet Ali Paşa İsyanı (1831-1841)

Kavalalı Mehmet Ali Paşa İsyanı

1831-1841 yılları arasında yaşanan Kavalalı Mehmet Ali Paşa İsyanı Osmanlı Devleti’ne karşı bir iç isyan olarak ortaya çıkan ve kısa sürede de önemli bir Avrupa sorunu haline gelen bir hareketidir.

Kavalalı Mehmed Ali Paşa

Kavalalı Mehmed Ali Paşa, 1769’da Kavala’da doğmuştur. Okuryazar değil fakat zeki bir kimseydi. 18 yaşından sonra askerliğe adım atmıştır. Napolyon tarafından işgal edilen Mısır’ı kurtarmak için 1799’da Mısır giden gönüllülerin başında Kahire’ye geldi. Fransızların 1802 El-Ariş Antlaşması ile Mısır’ı boşaltmasından sonra üstün askeri yetenekleri olduğu anlaşılan Kavalalı Mehmed Ali Paşa, Kahire’de başıbozuk askerin belli bir disiplin altına alınmasını sağlamış, gösterdiği başarılardan sonra da komutan olmuştur.

Kavalalı Mehmet Ali Paşa

Mehmed Ali Paşa bundan sonra Mısır’da ki yönetimi ele geçirmeyi planladı. Çeşitli entrikalarla Vali Hüsrev Paşa’yı ülkeden kaçırttı ve idareyi eline aldı. Düzenli vergisini vermesi ve Vahabileri etkisiz kılması koşuluyla 1805’de Osmanlı Devleti onu Mısır Valisi olarak atamıştır.

Kavalalı Mehmed Ali Paşa valiliği sırasında askeri, idari ve ekonomik reformlar yapmıştır. İngiliz ordusunu yenilgiye uğratmış, Kölemen beylerini ortadan kaldırmıştı. Mısır’daki tüm toprakları millileştirmiş, Nil’den sulama kanalları açarak tarıma önem vermiş, pamuk üretimini ön plana çıkarmıştı.  Böylece, Mısır’ın kalkınmasını sağlamıştı. Öyle ki yalnızca dört yıl içinde Mısır’ın yıllık geliri 13 bin keseden 400 bin keseye çıktı. Bu parayla da kuvvetli bir ordu ve donanma kurdu. Fransızların yardımıyla kurduğu bu modern orduya Cihadiye Birlikleri denildi. Bundan sonra Mehmed Ali Paşa, devletin içinde bulunduğu zayıflıktan istifade ederek bağımsızlık tutkusu içine girdi.

Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Mora İsyanı sırasında Mora ve Girit valiliklerinin kendisine verilmesi şartıyla Sultan II. Mahmud’a yardım etmişti. Bu yardım onun pek çok askerine ve donanmasına mal olsa da uluslararası alanda itibarını güçlendirmişti. Artık bağımsız bir hükümdar gibiydi. Diğer taraftan Navarin baskını sonrasında Mehmed Ali Paşa, Mora’nın elden gideceğini anlamıştı. Bu nedenle İngilizlerle anlaşarak 1828’de Ordusunu Mora’dan çekti.

Kavalalı Mehmed Ali Paşa, Mora’dan askerlerini Padişahın izni olamadan çekmekle kalmadı. Osmanlı Rus savaşlarında Osmanlı Devleti’nin yardım istemesine rağmen kuvvet göndermedi. Buna yolun uzaklığını, donanmasının hasar görmesini, salgın hastalıkları bahanede gösterdi. Bu durum II. Mahmud son derece rahatsız etti.

İsyanın Nedenleri

Kavalalı, Edirne Antlaşması’nda sonra Padişahtan kendisine vaad edilen Girit ve Suriye valiliklerini istedi. Ancak II. Mahmut bir komployla Kavalalı’dan kurtulabileceğini düşünüyordu. Bunun için Suriye Valisini kullanacaktı. Fakat bu durumdan haberdar olan Kavalalı isyana resmen başladı. İsyanın nedenleri:

  • Mısır’ı komşularından daha üstün bir güç haline getirmek.
  • İstanbul’dan bağımsız hareket edebilmek.
  • Mısır valiliğini babadan oğula geçer bir hanedanlığa çevirmek.
  • Suriye, Anadolu hatta olabilirse tüm Osmanlı topraklarını ele geçirmek.

Kavalalı İsyanı

Mehmet Ali Paşa, uygun bir ortamda, oğlu İbrahim Paşa önderliğinde 24.000 kişilik orduyu Suriye üzerine gönderdi. 1832’den sonra bütün Suriye’yi işgal etti. Bu durum karşısında II. Mahmud Kavalalı’yı asi ilan etti. Padişah Kavalalı’nın üzerine bir ordu gönderdi. Ancak bu ordu Kavalalı’nın oğlu İbrahim Paşa tarafından yenilgiye uğratıldı. Bundan sonra Torosları geçen İbrahim Paşa, eğitimli ve disiplinli ordusuyla Osmanlı kuvvetlerini, Adana ve Konya’da da yenilgiye uğrattı. Bu başarılardan sonra Mehmet Ali Paşa kuvvetlerini İstanbul’a kadar durdurabilecek herhangi bir güç kalmamıştı. Mısır askeri Kütahya ve Bursa’ya ilerledi.

Mısır ordusu karşısında alınan üst üste mağlubiyetler Osmanlı’yı zor durumda bıraktı. Fransa’dan ve İngiltere’den destek bulamayan Sultan II. Mahmud, denize düşen yılana sarılırcasına Ruslardan yardım istedi.  Rusya, Boğazların Osmanlı gibi zayıf bir devlette olmasını gelecekteki planları için daha uygun gördüğünden Osmanlı’yı desteklemeye karar verdi. Bu doğrultuda iki devlet arasında bir mutabakata varıldı. Bu mutabakat gereği Rus donanması Boğaza girerek Beykoz’a asker çıkarttı(1833).

Rus donanmasının İstanbul’a gelmesinden rahatsız olan İngilizler ve Fransızlar, Mısır Valisini ilerleyişi durdurmaya zorladılar. Tepkilerden çekinen Kavalalı ile Osmanlı Devleti arasında bir barış antlaşması olan Kütahya Tenkihnamesi’nin (14 mayıs 1833) imzalandı. Osmanlı Devleti ile Mısır valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa arasında imzalanan Kütahya Antlaşması’na göre, Kavalalı Mehmed Ali Paşa’ya Mora, Girit, Suriye; Oğlu İbrahim Paşa’ya da Cidde ve Adana valiliği de verildi. Bu antlaşma ile sükûnet geçici de olsa sağlanmış oldu.

Mehmed Ali Paşa isyanının ikinci bölümü 1839’ yılında başlamıştır. Mısır’da güçlü bir yönetimin bulunması İngilizlerin işine gelmemişti. Çünkü Mehmet Ali Paşa İngilizlerin bu bölgede ticaret yapmalarını engelliyordu. Bu sorunun o bölgede tekrar Osmanlı Devleti’nin hakim olmasıyla çözüleceğine inanan İngiltere, Sultan II. Mahmud’u Kavalalı Mehmed Ali Paşa’ya karşı kışkırtıyordu. Bu ortam içinde Osmanlı Devleti’nin askeri hazırlıkları ve diplomatik girişimleri sonucunda durumun aleyhine döndüğünü gören Mehmed Ali Paşa, bağımsızlığını ilan etti. Bunun üzerine iki ordu Nizip’te karşılaştılar. Osmanlı ordusu, ulemanın etkisiyle taarruz etmek veya geri çekilmek konusunda uzun süre tereddüt yaşadı. Bu durumu fırsata çeviren Mısır ordusu Osmanlı ordusunu kuşattı ve saldırıya başladı. Nihayetinde Nizip‘te yapılan savaşta Osmanlı ordusu bir kez daha yenildi. Osmanlı bu savaşta on binlerce askerini ve 160 parça topunu kaybetti. Bu gelişmelerin yaşandığı günlerde Sultan II. Mahmud öldü, yerine oğlu Abdülmecid Osmanlı padişahı oldu.

Bu yenilgiden birkaç gün sonra Kaptan-ı Derya Ahmet Paşa Osmanlı donanmasını Kavalalı Mehmet Ali Paşa’ya teslim etti (1839). Artık Osmanlı Devleti’nin, kendi valisine karşı yaptığı savaşlar sonunda ne ordusu, ne donanması kalmıştı.

Londra Antlaşması

Mısır sorununa bir çözüm getirmek üzere yapılan Londra Antlaşması’na göre;

  1. Padişah Mısır valiliğinin babadan oğula geçmesini kabul ediyordu. Güney Suriye ve Akka valiliklerini de Mehmed Ali Paşa’ya veriyordu.
  2. Mehmed Ali Paşa, bu öneriyi 10 gün içinde kabul etmezse Akka valiliği, 20 gün içinde kabul etmezse Mısır valiliği zorla elinden alınacaktı.
  3. Mehmed Ali Paşa en geç 20 gün içinde, Mısırda bulunan Osmanlı donanmasını geri verecekti.

Mısır Valiliği İmtiyaz Fermanı

Fransa’ya güvenen Kavalalı, alınan bu kararların hiçbirini tanımadı. Bu gelişme üzerine Osmanlı, İngiliz, Avusturya, donanması limanları kuşattı ve Lübnan’a asker çıkarttı. Diğer taraftan Kuzey’den ilerleyen bir Osmanlı ordusu İbrahim Paşa’yı yenerek Suriye’den çekilmeye mecbur etti. Yaşanan bu gelişmeler üzerine Fransa taraf değiştirdi. Tek kalan Mehmed Ali Paşa, Mısır valiliğin babadan oğula geçmesi karşılığında Osmanlı donanmasını geri vermeyi kabul etti. Osmanlı savaşı her ne kadar devam ettirmek istiyor olsa da İngiltere’nin baskısıyla savaşı sona erdirdi. Savaşın sonunda Osmanlı, “Mısır Valiliği İmtiyaz Fermanı”nı yayınladı.

İsyanın Sonuçları

İsyanın sonuçları şu şekildedir:

  • İsyanın başlangıcında Suriye ve Adana’yı kontrolü altına alan Mehmed Ali Paşa, isyanın sonunda buralardan vazgeçmek zorunda kaldı.
  • Rusya ilk etapta Osmanlı’ya destek olarak Hünkar İskelesi Antlaşması’nı yaptırdı. Bu antlaşma ile Osmanlı ve Boğazları üzerinde avantaj elde etti. Ancak İngiltere’nin devreye girmesiyle bu durumunu kaybetti.
  • İngiltere, Mehmed Ali Paşa’nın güçlenmesini önleyerek Hint sömürge yollarının güvenliğini korudu.
  • Fransa, iki yönlü politikası yüzünden bir çıkar sağlayamadı.
  • Avusturya, bir çıkar beklemiyordu. Avrupa dengesi açısından bu isyanın bastırılmış olmasından memnundu.
  • Osmanlı, bu isyanın sonunda ne kadar güçsüz olduğunu daha iyi anladı. Bir valisinin çıkardığı isyanı yabancı devletler yardımıyla çözebilmişti.