İçeriğe geç
Ana sayfa » Kanije’nin Fethi ve Müdafaası

Kanije’nin Fethi ve Müdafaası

Kanije’nin Fethi ve Müdafaası

Padişahın payitahta dönmesinden sonra da cephede Avusturya ile savaşlar devam etti. Sadrazam İbrahim Paşa 1600’de Kanije üzerine yürüdü. Kanije 40 günden fazla muhasaradan sonra fethedildi. Bundan sonra Kanije beylerbeylik haline getirilip Tiryaki Hasan Paşa’ya verildi.

Bir süre sonra Arşidük Ferdinand komutasındaki Avusturyalılar Kanije’yi kuşattılar. Yaklaşık 100.000 kişilik bir müttefik ordusuna karşı 9.000 asker ve 100 hafif kale topuyla Tiryaki Hasan Paşa Kanije’yi savunacaktı. Ferdinand kuşatmanın ilk günü kalenin çevresine keşif hareketi yaptırdı. Tiryaki Hasan Paşa son derece akıllı bir strateji güderek bu keşif birliklerini tüfek ateşiyle karşıladı. Bundaki amaç kalede top bulunmadığını Ferdinand’a inandırmaktı. Hasan Paşa’nın oyununa gelen Ferdinand, Tüm kuvvetleriyle saldırıya geçti. Düşman kuvvetlerinin kaleye iyice yaklaşması üzerine kaledeki 100 top aynı anda ateşlendi. Düşman büyük kayıplar vererek şaşkın halde geri çekildi. Bundan sonra Hasan Paşa, gece baskınlarıyla düşmanı yıpratmaya devam etti. Bu sıralarda Sadrazam, Tiryaki Hasan Paşa’ya yardıma gelirken yolda Belgrad’ın da kuşatıldığı haberini alması üzerine Belgrad’a yöneldi. Bir süre daha yardımdan mahrum kalacak olan Tiryaki Hasan Paşa askerlerin moralini bozmamak için yardımın kısa bir süre sonra geleceğini açıkladı. Ancak, Ferdinand’ın kışında kuşatmayı sürdüreceğinin anlaşılması üzerine sıkıntılar hat safhaya ulaştı. Her geçen saat müdafilerin aleyhineydi. Çünkü çok az bir barut ve zahire kalmıştı. Daha fazla savunma konumunda kalamazlardı. Bundan sonra tam bir ölüm kalım savaşına hazırlanıldı. 18 Kasım 1601 tarihinde Tiryaki Hasan Paşa komutasındaki ordu karlı bir kış günü yaptığı huruç hareketiyle düşmanı yenilgiye uğratarak muhteşem bir başarı örneği gösterdi. Öyle ki Ferdinand kaçarken savaş toplarını dahi arkasında bırakmak zorunda kalmıştı.

73 gün süren bu müdafaa, Türk tarihinde askeri sevk ve idarede bir maharet örneği olarak gösterilir. Esasen vurgulanması gereken nokta ise tahkimli bir kalenin doğru müdafaası ve sonuçlarıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.