İçeriğe geç
Ana sayfa » Islahat Fermanı

Islahat Fermanı

Islahat Fermanı, Tanzimat Fermanı’nın devamı olarak Kırım Savaşı’ndan sonra Paris Kongresi’ne katılan devletlerin sempatisini kazanmak ve içişlerine karışmayı önlemek için 18 Şubat 1856’da ilan edilmiştir.[1] Dönemin padişahı Abdülmecid’in isteği ile ilan edilmiş görüntüsü verilmişse de asıl neden dış unsurlardır.[2]

1856’dan 1876’ya kadar geçen 20 yıllık dönem, Islahat Fermanı Dönemi olarak ifade edilmektedir.[3] Bu dönemde tebaa anlayışından vatandaşlık anlayışına geçildi.[4] Ancak Müslümanların Gayrimüslimlere alt seviyede gören bakışlarını değiştiremedi. [5] Ayrıca Islahat Fermanı bir anayasa değil anayasal bir belge niteliğindedir. [6]

Fermanın ilk üç maddesi Mehmet Emin Ali Paşa’ya hitap ve genel bir giriştir. Otuz beş maddelik bir konu dizilimine sahiptir. [7]

Genel Hatlarıyla Islahat Fermanı’nın Maddeleri

  1. Din ve mezhep farkı gözetilmeksizin bütün tebaaya önceki ıslahat fermanlarıyla vaat ve ihsan olunan can, mal ve namus emniyeti bir kez daha teyit edilmektedir.
  2. Müslim ve gayrimüslim bütün tebaaya verilmiş olan dini imtiyazlar ve muafiyetler tanınıp korunacak, gayrimüslimlere ait bu hakların kontrolü için patrikler kaydı hayat şartıyla hizmet görecekler, din adamlarına maaş tahsis edilecek, buna karşılık cemaatlerinden aylık alamayacaklar, Müslüman olmayan tebaanın kendilerine ait işlerine seçilmiş üyelerden kurulacak bir meclis bakacak, her mezhebe mensup olanlar ayinlerini serbestçe yapabileceklerdir.
  3. Irk, din, dil bakımından birbirinden ayrı olan tebaanın biri diğerinden aşağı tutulmayacak, onur kırıcı tabiler kullanılmayacak, kimse din ve mezhebini değiştirmeye zorlanmayacak, devlet memuriyetleri bütün tebaaya açık olacak, bütün tebaa askeri ve sivil devlet okullarına kabul edecek, devletçe kurulacak karma bir maarif meclisi tarafından kontrol edilmek şartıyla her cemaat okul açabilecektir.
  4. Vergiler devlet tarafından ve eşitlik, adalet esasına göre toplanacaktır.
  5. Mahkemeler açık usule göre görülecek, davaların süratle sonuçlandırılması için gereken tedbirler alınacak, kimse keyfi olarak tutuklanamayacak, hapse atılamayacak, eziyet ve işkence kalkacak, gayrimüslim unular arasındaki davalar kendi din adamları tarafından görülecektir.
  6. Bütün tebaa askerlikle mükellef kılınacak, ancak şahsi, nakdi bedel kabul edilecektir.
  7. Rüşvet, ihtilas ve irtikabın önlenmesi için şiddetli kanun hükümleri konulacaktır.
  8. Mali işlerin düzenlenmesi, servet kaynaklarının ıslahı, ticari ve zirai faaliyetin gelişmesi için Batı’nın bilgi, teknik ve sermayesinden faydalanılacaktır.[8]

Kaynaklar

[1] Gazi Erdem, “İlanından Yüz Elli Yıl Sonra Avrupa Birliği Müzakereleri Bağlamında Islahat Fermanı’na Yeniden Bir Bakış”, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 51:1(2010), s. 334.

[2] Kemal Gözler, Türk Anayasa Hukuku, Bursa Ekin Kitabevi Yayınları, 2000, s. 19.

[3] Gülseri Okudan, Islahat Fermanı’nın Tahlili, Lisans Tezi, Akdeniz Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü, s. 13-14.

[4] Erdem, a.g.m., s. 328.

[5] Erdem, a.g.m., s. 332.

[6] Okudan, a.g.t., s. 15.

[7] Okudan, a.g.t., s. 15.

[8] Gül Bülbül, Islahat Fermanı’nı Hazırlayan Sebepler ve Islahat Fermanı, s. 176-177.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir