Hıristiyan Tarih Anlayışı

Nazaretli İsa’nın ölümünün ardından Hristiyanlık, Roma İmparatorluğuyla birlikte yayıldı. Hristiyanlık, Yahudiler arasında ortaya çıktığından Yahudi tarihi düşüncesinin etkisi altındadır. Hıristiyan tarih anlayışının temel amacı Hıristiyanlığı yeryüzüne yaymaktır ve rivayetçi bir tarih anlayışına sahiptir. Musevi inancının aksine Hıristiyanlık inancı, tanrının dünyadaki olaylarda aktif bir rol üstlendiğini ve tarihi değiştirdiğini söylerler. Hıristiyan Tarih Anlayışı özellikleri:

  • Gayeli bir tarih anlayışı getirmiştir. İnsanın gayesi dünyevi hayatın ilerisindedir. Amacı tanrı devletine ulaşmaktır.
  • Yaratıcı hiçbir şeyin kendi çizmiş olduğu alanın dışına çıkmasına izin vermez.
  • İnsan sadece hatırlama yeteneğiyle dünyayı ve kendisini beraberinde sürükleyen oluştan kısmen kurtarmıştır.
  • Tanrının ezeli ve ebedi oluşu ile varlıkların geçiciliği arasındaki insan İsa İle ebediliği elde edebilir. Bu nedenle İsa Peygamber Hristiyan hafızasının temel taşıdır.
  • Hıristiyan anlayış, tarihi süreci İsa Peygamberi merkeze alarak yorumlamıştır. Bu nedenle tarihi İsa’dan önce ve sonra olmak üzere ikiye ayrılmıştır. İsa’dan öncekiler dünyanın İsa için hazırlanması sonrakiler de Tanrının İsa şeklinde bedenlenerek tarihe müdahale edeceğine inanırlar.
  • Yunan düşüncesinde var olan döngüsel tarih anlayışı yerini çizgisel tarih anlayışına bırakmıştır.
  • Hıristiyan tarihçileri kendilerini tarihin başlangıcı ve sonu konusunda çok iyi bilgilendirilmiş kimseler olarak gördüklerinden Hristiyan olmayan kimselerin tarihi kavramasının mümkün olmadığını düşünmüşlerdir.
  • Tarih insanın kökenini içerecek şekilde evrensel bir yapıya sahip olmalı bu bağlamda dünya tarihi şeklini almalıdır.

 

Hristiyanların tarih düşüncesine üç etkisi olmuştur
  • Tarihsel süreç, insanın muradının değil tanırının muradının eseridir.
  • İnsan gibi, insanlık tarihide Tanrı tarafında şekillendirilmiştir. Nasıl insan belli bir amacı gerçekleştirmek için dünyaya gelmişse Roma İmparatorluğu da Hristiyanlığı yaymak için doğdu güçlendi ve öldü.
  • İnsanların eşit olması

 

Hıristiyan Tarih Anlayışı, yaşamı insanoğlunun idrak edecek akli olgunluğa doğru gidilen süreç olarak görmüş ve bu gelişimi altı bölüme ayırmıştır:

  • Birinci dönem Adem’den Nuh’a kadar olan Erken çocukluk dönemi
  • İkinci dönem Nuh’tan İbrahim’e kadar olan İlerleyen çocukluk dönemi
  • Üçüncü dönem İbrahim’den Davud’a kadar olan Delikanlılık dönemi
  • Dördüncü dönem Davud’dan Babil esaretine kadar olan Olgunluk dönemi
  • Beşinci dönem Babil esaretinden İsa’nın görünüşüne kadardır.
  • Altıncı dönem İsa’nın görünüşünden dünya tarihinin sonuna kadardır.

 

Hristiyan Tarih Yazıcılığı

Kilise kutsal kitaplarda anlatılan olayları kanıtlamak için tarih araştırmaları yaptırmıştır. Peygamberlerin, havarilerin, azizlerin hayatları, tarihçiliğin başlıca konuları olmuştur. Kilise tarihine ilişkin ilk çalışmalar 3. asırda ortaya çıkmıştır. Hıristiyan tarihçileri İncil, Yunan ve Roma eserleri arasında sentez yapma görevini üstlenmiştir. Ortaçağda ulusçuluk ağır basmakla beraber tarihçiler ulusçuluk yapmanın yanlış olduğunu dile getirmişlerdir. Ortaçağdaki genel eğilim dünyada her türden siyasal iktidarın Tanrıdan kaynaklandığı ve her türlü otoriteye itaatin tanrısal bir yükümlülük olduğu şeklindedir. Kilise, günahkar olan insanı bilge ve dindar kişiler tarafından yönetilmesi gerektiğini ifade ederek kendi gücünü perçinlemiştir.