Çanakkale Savaşı

Çanakkale Savaşı

Emperyalizme karşı kazanılan büyük bir zafer, Çanakkale Savaşı, Birinci Dünya Savaşı sırasında Gelibolu Yarımadası’nda Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir.

1914 yılında Saraybosna’da çakan bir kıvılcım, kısa sürede bütün dünyayı kan ve ateşe boğmuş, “Birinci Dünya Harbi” olarak ifade edilen İttifak ve İtilaf devletlerinin mücadelesi başlamıştır. Savaş başladığı zaman Osmanlı Devleti, çıktığı savaşların yorgunluğunu gidermekle meşguldü. Osmanlı, Almanya’nın Rusya’ya savaş ilan ettiği 1 Ağustos 1914’ün hemen ertesi günü, Almanya ile bir ittifak antlaşması imzalamıştı. Ancak savaşa henüz dahil olmamıştı. Goeben (Yavuz) ve Breslau (Midilli) nun Rus limanlarını bombalamasıyla Osmanlı Birinci Dünya Savaşı’na fiilen katılmış oldu.

Nedenleri

İtilaf Devletleri; Osmanlı Devleti’nin başkentini alarak Almanya′nın müttefiklerinden birini savaş dışı bırakacak ve İttifak Devletlerini zayıflatacaktı. Üstelik bu sayede Rusya’ya güvenli bir erzak ve ikmal yolu açılacaktı.

Deniz Savaşı

Koca Seyit

Müttefiklerin ilk hedefi payitahta giden yol Çanakkale idi. Boğazda demirleyen müttefik donanması kendinden emindi ve zaferden hiç şüpheleri yoktu. Şubat 1915’te bazı istihkamlara ufak çaplı saldırılar yapılmaya başlandı. 18 Mart günü ise genel saldırı başladı. Queen Elizabeth, Agamemnon, Lord Nelson muharebe gemileri ve Inflexible muharebe kruvazöründe oluşan 1. Tümen, saat 10:30’da boğazdan içeri girdi. Türk tabyalarını bombalamaya başladılar. Buna karşılık Türk tabyaları memleketlerini kahramanca savunuyordu. Tabyasına bomba isabet eden Koca Seyit, arkadaşlarının şehit olduğunu görünce 276 kiloluk mermiyi tek başına kaldırdı ve Ocean zırhlısını üçüncü atışta vurmayı başardı. Bu beklenmedik savunma karşısında şaşkına uğrayan İngilizler bir şokta Nusret mayın gemisinin yerleştirdiği mayınlarlar yaşattı. Mayına çarpan İtilaf gemileri Çanakkale’yi geçemeyeceklerini anladı. Yapacak bir şeyleri kalmayan müttefik donanması geri çekildi. 18 Mart günü yapılan büyük saldırıda iki taraf da çok ağır kayıplar vermişti. İtilaf Devletleri’nin 7 büyük savaş gemisi batırıldı bir kısmı da saf dışı bırakıldı. Türk tarafında ise, yetkililerinin söylediklerine göre 19 Mart’ta bir zorlama daha yapılsaydı. Bataryalarımızda cephane kalmadığından İngilizlerin boğazı geçmeleri mümkün olacaktı.

Kara Savaşı

Esasen İngiliz ve Fransızlar için Çanakkale Cephesi tali bir cephe idi. Ancak önemsemedikleri Çanakkale’yi denizden aşma denemeleri başarısız olunca dikkatlerini ve kuvvetlerini bu cepheye yönelttiler. Deniz yoluyla boğazı geçemeyecekleri anlayan müttefikler dünyanın dört bir yanından asker getirdiler. Yaklaşık bir ay sonra, 25 Nisan 1915’de kara harekatı başladı. Gelibolu’ya çıkan müttefiklerin hedefi Türk tabyalarını ele geçirip etkisiz hale getirmekti. Böylece müttefik gemileri boğazdan rahatça geçebilecekti. Müttefikler, Gelibolu Seddülbahir’den başlayarak Anafartalar,  Arıburnu ve Conkbayırı’na birlikler çıkarttılar. Türk ordusunun Müttefikler karşısında çok az cephanesi vardı ancak kimse vatanını koruyan bir ordunun savaşma gücünü ve azmini hesaba katmamıştı.

Çanakkale Savaşı Çocuk Askerleri

Bir İngiliz subayı Çanakkale Savaşı’ndaki not defterinde şöyle yazıyordu: “ölü askerleri vardı; 14, 15, 16 yaşlarında asker çocuklar. Tanrı sizi inandırsın ki gülüyorlardı! ilk defa o gün, kaybedeceğimizi hissettik…”

General Hamilton ise günlüğüne şöyle yazmıştır: “22 Ağustos’ta çalılıkların içinde korkunç bir düellonun içine girdik. Sis ve topçu ateşinden başka bir şey yoktu. Allah Türklerden yana idi.

Mehmetçik

Çanakkale Savaşı’nda Seddülbahir’deki çatışma sırasında Mehmet adlı bir çavuş, tüfeği kilitlenince elindeki taşla bir İngiliz denizcisine saldırarak ülke çapında ün kazanmıştır. Mustafa Kemal bu olayın yayınlanmasına yardımcı olarak günümüze dek Türk askerleri için kullanılan Mehmetçik adının doğmasını sağlamıştır.

“size ben taarruzu emretmiyorum ölmeyi emrediyorum…”

Mustafa Kemal Atatürk’ün 57. Alaya “size ben taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum…” emri savaşın kaderini değiştirdi. “kaçan efrada, düşmandan kaçılmaz, dedim. ‘cephanemiz kalmadı…’ dediler. cephaneniz yoksa süngünüz var, dedim ve süngü taktırdım, yere yatırdım. bu efrat süngü takıp yere yatınca, düşman efradı da yere yattı. kazandığımız an bu andır.”

Nihayetinde Türk askerinin kahramanlığı Mustafa Kemal’in liderliğinde müttefikler karada da püskürtülmüş idi. Çanakkale’de deniz ve kara  savaşlarını birbirinden ayırarak incelemek doğru olamaz. Zira iki savaş bir biriyle iç içedir ve birbirlerinin tamamlayıcısı niteliğindedir.

Mustafa Kemal Atatürk

Sonuçları

Çanakkale’deki bu destanlaşan mücadele dünya harp tarihlerine geçmiş ve Türk tarihine de altın harflerle yazılıp Türk’ün kahramanlık ve şeref abidesi olmuştur. Malazgirt, Otlukbeli, Niğbolu, Mohaç, Preveze’nin yanına bir de Çanakkale eklenmiştir. Savaşın neticesinde Boğazlar kurtarılmış, Rusya’ya gönderilmesi planlanan yardım gönderilememiş ve Rusya’da sosyal patlama meydana gelmişti. Bulgaristan İttifak Devletleri’nin safında savaşa dahil oldu. İttifak Devletleri’nin moreli yükseldi. Ayrıca bu savaşta Milli Mücadele’nin kahramanı Mustafa Kemal’in ismi öne çıktı. (İlgazi, 2013: 52)

Çanakkale Zaferi’nin, diğer zaferlerden farklı olarak hüzünlü bir zaferdi. Zira 253 bin kişilik bir kayıptan söz ediliyordu. Ancak ATASE tarafından yürütülen araştırmada sırasında 253 bin şehit rakamının doğru olmadığı bu rakamın kayıtlardaki “kayıp” ifadesinin yanlış yorumlanmasından kaynaklandığı ortaya çıktı. Genelkurmay Başkanlığı, “kayıp” ifadesinin hastalık, esirlik, kaybolan, kaçan, sakat kalan, yaralanan, sonradan savaşamayacak duruma düşenleri kapsadığına dikkat çekti. Buna göre Cephede şehit düşen askerimizin sayısının 55 bin olduğu anlaşılmıştır.

 

Sizi toprağa değil, yüreğimize gömdük.

 

Kaynaklar

Prof. Dr. Abdullah İlgazi, Doç. Dr. Necati Aksanyar, Yrd. Doç. Dr. Mustafa Bıyıklı, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Matsis matbaa hiz., 4. Baskı, İstanbul, Ekim 2013.

http://www.atam.gov.tr/dergi/sayi-30/18-mart-canakkale-zaferinin-tarihteki-ve-ulusal-yasantimizdaki-yeri